Biz çoğalıyoruz onlar azalıyor

Biz çoğalıyoruz onlar azalıyor

4 Ekim 2020 Pazar  |   Serbest Kürsü

Yasemin Özben

Hayvanlara daha iyi davranılmasını sağlamak, onları korumak, daha sevecen davranılmasına yardımcı olmak düşüncesiyle hayvan sevenler ilk kez İngiltere'de 1822 yılında bir araya geldi. Hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranmalarını ve hayvanların daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını sağlamak amacıyla Hayvanları Koruma Birliği'ni kurdular. Bu hareket daha sonra tüm dünyaya yayılmaya başladı. 
            
Yurdumuzda Hayvanları Koruma Derneği’nin 1908 yılında kurulmasıyla sistemli ve düzenli olarak hayvan sorunlarıyla ilgilenildi (mi?)! (Günümüzde kolları, bacakları, kuyrukları kesilen, zevk olsun diye tekmelenen, dövülen, tecavüze uğrayan, katledilen hayvanların haberlerine karşılık bunları yapanlara verilen cezaları duyamıyoruz...) 
             
Dernekler kuruldu, konunun önemi gittikçe büyüdü, insanlar yıllardır hayvanlara karşı yapılan haksızlıkların farkına vararak onları korumak istiyorlardı. Aynı amaçlı dernekler birleşerek Hollanda'nın başkenti Lahey'de Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu'nu oluşturdular. 1931 yılında toplanan bu kuruluş 4 Ekim'i Hayvanları Koruma Günü ilan etti. 

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü neden önemli?  
            
Yaşam için gerekli olan hemen hemen her şeyin karşılanmasında doğaya ve onun çeşitliliğine muhtacız. Yaşamımız, bitkilerin ve hayvanların olağanüstü değişkenliği, onların yaşadıkları yerler ve içinde bulundukları ortamlara bağlı. Ancak doğal kaynaklara yönelik talebimiz insanların açgözlü oluşu nedeniyle sürekli arttığı için bu çeşitlilik tehdit altında. 
            
Bugün, yeryüzünde 8 milyar insan yaşıyor. 2050 yılında ise bu rakamın 10 milyara yaklaşacağı öngörülüyor. İnsanlar çoğalıyor ama bizim dışımızdaki canlı türleri için durum bunun tam tersi. Hızla artan nüfus, yapılaşma, doğal alanların tahribatı, yasa dışı avcılık ve ticaret, yaban hayatın dengesini bozuyor ve yaban hayatın canlıları bir yok oluşa doğru sürükleniyor. Özetle, biz çoğalırken dünyamızı paylaştığımız diğer canlıların sayısı hızla ve çılgınca insanlar tarafından azaltılıyor. 
           
Gezegenimize ve barındırdığı çeşitliliğe dair henüz keşfedilmemiş pek çok tür var. Ancak açık olan bir şey daha var: Mevcut değerlerimizi hızla kaybediyoruz. Bu nedenle 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü sadece gözümüzün gördüğü hayvanları değil, yeryüzünde var olan tüm hayvanların da yaşam hakkına sahip olduklarını hatırlamamız açısından çok önemli.   

Dünyada türlerin durumu nedir?  

WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı); Yaşayan Gezegen Raporu’nda biyolojik çeşitliliği izlemek için Yaşayan Gezegen Endeksi’ni kullanıyor. 2.500’den fazla türü inceleyen endeks, 1970’den beri biyolojik çeşitliliğin %28 azaldığını ortaya koyuyor. 

Dünyadan ve Türkiye’den örnek vermek gerekirse; dünyada 1.600 panda, 3.200 kaplan kaldı. Kanımca bu sayılar daha da azalıyor... Afrika’da fil popülasyonu 470.000-690.000 civarında ancak insan baskısı, habitat kaybı gibi sebeplerden dolayı sayıları azalma eğiliminde.  

Güneybatı Asya’da daha önce çok daha fazla yerde yaşayan ve sayıları yüzbinleri bulan orangutanların yaşam alanı bugün Borneo ve Sumatra ile sınırlı ve popülasyonu 50.000’in altında.  

Daha önceleri Avrupa, Asya ve Afrika’da yayılışı olan gergedanların ise ne yazık ki bugün koruma altındaki parkların dışında yaşama şansı çok az. Bir alttür olan Java gergedanı yeryüzünde sadece 50 tane kaldı.  

Açık denizlerde kilometreler kat eden ve ülkemizde de yuvalama kumsalları bulunan deniz kaplumbağalarının popülasyonu %20 azaldı.  

Akdeniz fokunun tüm Akdeniz’de sadece 500 adet kaldığı tahmin ediliyor. Türkiye’de de küresel ölçekte nesli tehlike altında olan 179 tür bulunuyor. Bu türlerin arasında deniz kaplumbağası, yunus, orfoz, boz ayı gibi türler yer alıyor.  

Bu türler günümüzde çoğunlukla gezegenin korunan alanlarında yaşama şansı buluyor. Bu alanların toplamı ise, gezegenin yüzölçümünün sadece %12’sine denk geliyor. Bu kadar küçük bir alan olmasına rağmen hayranlık uyandıran bu canlıların yaşamı tehlike altında ve nesillerinin devamı bize bağlı.

Hepimize büyük sorumluluk düşüyor.  -Hayvanları koruyalım ve sevelim, hayvanları seven bilinçli çocuklar yetiştirelim!