Bir zamanlar gazetecilik

Bir zamanlar gazetecilik

10 Ocak 2020 Cuma  |   MG Özel

"Türkiye'de bir zamanlar başka türlü bir gazetecilik yapılırdı" cümlesi bize şu anda çağlar öncesinden kalmış gibi geliyor ne yazık ki.

Oysa, "bir zamanlar" Türkiye'de gerçekten de başka türlü bir gazetecilik yapılıyordu ve "o zamanlar" yüzyıllar değil sadece 20-30 yıl önceydi aslında.

Nasıldı o gazetecilik?

Gazeteciliğin özü muhabirliktir. Muhabirlik, bir olay olduğunda heyecan içinde oraya koşmak, sahada olmak demektir. Olayın içinde olmak ama dışarıdan bakabilmek, o olayın kahramanları ya da görgü tanıklarıyla konuşmak, okuyucuya, izleyiciye yaşananları bütün yönleri gösteren bir fotoğraf karesi sunmaktır. Yani muhabirlik masa başında, ajanslardan gelen haberleri başlığını bile değiştirmeden kopyalıp yapıştırmak değildir.

İşte, Mehmet Ali Birand yönetimindeki 32. Gün Türk gazeteciliğinde bir ekol olmayı başarmış ender televizyon programlarından biriydi. Bugün kamuoyunda tanınan pek çok gazeteci 32. Gün okulundan yetişmiştir.

İşte, 32. Gün kısa süre önce Youtube sayfasında "Bir Zamanlar Gazetecilik" dizisi başlattı. Burada, bir zamanlar 32. Gün muhabirlerinin yaptığı haberler, röportajlar paylaşılıyor.

Yayınlanan ikinci bölümün konusu ise, geçen yıl yayınlanan ve büyük yankı yaratan diziyle yeniden gündemimize giren Çernobil faciası.

Cenk Başlamış ve 32. Gün ekibi 1993 yılında Ukrayna'ya giderek 26 Nisan 1986 gecesi meydana gelen korkunç kaza sırasında Çernobil Santrali'nin birinci derecede sorumlusu olan Anatoliy Dyatlov'la görüşmeyi başarmıştı. İşte, yayınlanan videoda Başlamış, bu haberin perde arkasını anlatıyor: