Bir mendil neden kanar?

Bir mendil neden kanar?

10 Ekim 2020 Cumartesi  |   Günlük

Katledildik, katledildik, katledildik!..

Bu tekrarlama sadece bir yakarış değil, aklını yitirmişin kendini kaybetmişçesine haykırmasıdır artık.

Çünkü daha bugünden unuttuk "yine" katledilmişliğimizi çünkü alıştık katledilmeye. Kendi sıramızı beklemiyoruzdur herhalde, öyle değil mi? Yani alışmamalıyız, susmamalı, unutmamalı, "gündeme kurban etmemeliyiz" katliamı. 

"Katledildik, ah katledildik" diye dövünmemize karşı duyduklarımız, günlerce çıkmadı akıllarımızdan. Sonra "yine" unuttuk. Altın varaklı koltukları konuştuk, sırça köşklerde o koltuklara oturan kötü kalpli devleri dert ettik kendimize. Evet, derdimiz o kötü kalpliler; ama o saçma koltuklar ve uyduruk seçim sloganları değil. Unutmak bu kadar kolay olmamalı ve kurguladıkları gündemlerine hemen "kurban etmemeliyiz" algılarımızı. 

Katledildik, katledildik, katledildik!

Delirdik, ne varsa aklımızda son kalan yitirdik. 

Katledildiğimiz o andan beri çoğumuz "acıdan delirmek üzere olduğumuzdan" bahsetmiştik. Delirmeyi bilmem ama unutmamız/duyarsızlaşmamız, acıya alışmamızdan ve her seferinde acının dozunu attırmalarından mı?

10 Ekim 2015, 10 Ekim 2015, 10 Ekim 2015!

Saat: 10.04

Unutacak mıyız?

Katledildiğimiz o ilk andan beri gördüğüm en çarpıcı yorum "delireceğim" diyordu. İçimde boğulmuş, odanın bir köşesine sinmiş, astım krizi bütün hisleri anlatıyordu.

Aynı yerden devam edelim, "soralım ve acı çekelim". Sormazsak, acımız yarın dinerse tek tek öleceğiz. N'olur hesap "soralım"!

Duydun mu?

Ankara katliamında 9 yaşında bir çocuk da öldü. Günlerce konuştuk ve bitti, duydun mu? "Çocuk" ve "ölüm"ü bir kez daha yan yana yazmışlar, duydun mu? Adını hatırlıyor musun?

Öğretmeni kahrolarak anlatmış, "Verdiğin dersi aldık çocuğum" demişti.  Cam kenarında oturmayı seven, henüz mendil kapmaca oynayan güzel gözlü çocuk... Muhammed Veysel Atılgan Ne anlatıyor şimdi sana, af dileme çaresizliğinden başka ne hissettiriyor?

"Yoldaşları" direnişçi, her yaşında hep çocuk Ali Kitapçı'ya selam yollamıştı. Dostlarına kitap hediye eden Ali Kitapçı... Kitabın adı ne biliyor musun, hatırlıyor musun ya da?

Ankara katliamına ilişkin tüm bu kelime tekrarları, bir yazıda bu kadar çok yapılmadığında, acımızı ezberletmek için haykırmak zorunda kalmadığımızda ve "sorduğumuzda" gerçekten iyileşme başlayacak.

Soralım her gün: 

"Bir mendil niye kanar

Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar?"

Not: Bu yazı Medya Günlüğü'nde 22 Ekim 2015 tarihinde yayınlanmıştır.