Bir finansman modeli olarak faktoring

Bir finansman modeli olarak faktoring

4 Kasım 2019 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

Türkiye'de faktoring işlemi bir finans tekniği olarak, ilk kez 1983 yılında Ödünç Para Verme İşlemleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile ticari hayata girmiştir.Bu kararnamenin 3. maddesi faktoring işlemini;mal ve hizmet satışından doğmuş veya doğacak alacakların temellük edilerek, tahsilinin üstlenilmesi ve bu alacaklara karşı ödemede bulunularak finansman sağlanması şeklinde tanımlamakta,bu işle uğraşmak üzere kurulan şirketleri de faktoring şirketleri olarak adlandırmaktadır. 

Bir finansman modeli olarak faktoring işlemi,ülkemizde çok uzun bir geçmişe sahip olmasa da, özellikle 1980'lerden sonraki süreçte ,ekonomideki hızlı dışa açılma süreciyle bağlantılı olarak,finansman modellerinin gelişip çeşitlenmesiyle birlikte hızlı bir gelişme göstermiştir. 

Ülkemizde ilk yetkilendirilmiş faktoring şirketi 1988 yılında İktisat Bankasının bir iştiraki olan; Factofinans ticaret unvanıyla çalışma hayatına başlamıştır. 1990'lı yıllar boyunca sayıları hızla artan faktoring şirketleri, 21.12.1994 tarihinde 1983 tarihli Ödünç Para Verme İşlemleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye dayanılarak çıkarılan; Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik'le faktoring sektörünün hukuki altyapısı detaylandırılmıştır. 

2006 yılına kadar Hazine Müsteşarlığının gözetim ve denetiminde faaliyette bulunan faktoring sektörü bu tarihten itibaren, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) gözetim ve denetiminde faaliyetlerini sürdürmektedir. 

21.11.2012 tarihinde çıkarılan 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan çeşitli yönetmelik ve tebliğlerle sektörün hukuki çerçevesi yeniden çizilmiş ve yasal statüye kavuşturulmuştur. 

6361 sayılı kanunun ilgili maddelerine göre teşekkül eden, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde ki meslek kurumu olarak; Finansal Kurumlar Birliği de (FKB) faktoring sektörüyle beraber, finansal kiralama( Leasing) ve finansman sektörlerinin, mesleki gelişimlerine ve verimliliklerine katkı sağlamak amacıyla kurulmuştur. Finansal Kurumlar Birliğinin teşekkül etmesi üzerine Faktoring Derneği kendisini feshederek, finansal kurumlar birliğine katılmıştır. 

6361 sayılı yasanın faktoring firmalarının kuruluşu ve faaliyetleriyle ilgili çizdiği genel çerçeveyi de şöyle özetleyebiliriz:
                                                                                                                                                    
Türkiye de bir faktoring firmasının kurulmasına,6361 sayılı kanunun öngördüğü koşulların yerine getirilmesi şartıyla, BDDK'nın en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınacak kararla izin verilir. 

Türkiye de kurulacak bir faktoring şirketinin; 

a) Anonim Şirket şeklinde kurulması ve kurucu ortak sayısının beşten az olmaması, 

b) Pay senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması, 

c) Ticaret ünvanında faktoring şirketi ibaresinin bulunması, 

d) Yönetim kurulu üyelerinin, bu kanunun kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen niteliklere ve planlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek mesleki tecrübeye haiz olması, 

e) Nakden ve her türlü muvazaadan ari olarak,ödenmiş sermayesinin en az yirmi milyon Türk lirası olması, 

f) Şirket ana sözleşmesinin 6361 sayılı kanunun hükümlerine uygun olması şartlarını getirmiştir. 

Ayrıca ilgili kanuna dayanılarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) yayınladığı yönetmelik uyarınca; bankaların sermaye yeterlilik rasyolarına benzer bir şekilde, faktoring firmalarının da mali bünyelerinin güçlü ve sürdürülebilir olmasını temin etmek amacıyla, şirket öz kaynaklarının  şirketin toplam aktiflerine oranının en az yüzde üç (%3)  olarak tutturulması ve sürdürülmesi şart koşulmuştur. 

Faktoring sektörünün finans sektörü içindeki payına bakacak olursak; Türkiye de finans kesiminin yaklaşık %87'sini bankacılık sektörü oluşturmakla beraber, son on yıllık süreçte bankacılık dışı finans kesiminin yıllık işlem hacmi 30 milyar TL'den 150 milyar TL'ye ve üzerine çıkmıştır ki ,banka dışı finans kesiminin önemli bir bölümünü faktoring sektörü oluşturmaktadır. 

Bankacılık dışı finans kesiminin tüm finans sektörü içindeki payı halen daha düşük olmakla,finansal kiralama ve finansman sektörleriyle beraber bankacılık dışı finans kesimini oluşturan, faktoring sektöründeki gelişme hızı ve büyüme süreci memnuniyet vericidir. 

Finansal Kurumlar Birliğinin (FKB), faktoring sektörünün 2018 yılı sonu gerçekleşmelerine ilişkin açıkladığı verilere göre; 31.12.2018 tarihi itibariyle,sektörde 58 şirket faaliyet göstermektedir. Uluslararası işlem yapan şirket adedi 17'dir. Toplam şube sayısı 354 ve toplam çalışan sayısı 4.355'dir. 2018 yılı sonu itibarıyla sektörün toplam müşteri sayısı 92.422 dir. 

Aynı şekilde Finansal Kurumlar Birliğinin (FKB) verilerine göre; 2018 yılında faktoring sektörünün toplam cirosu; 146.687 Milyar TL olarak gerçekleşmiştir.Bu rakamın 121.403 Milyar TL si yurt içi faktoring, 25.284 Milyar TL'si yurtdışı faktoring işlemlerinden doğmuştur. 2018 yılı sonu itibarıyla, sektörün toplam faktoring alacakları; 31.410 Milyar TL'dir. Bu rakamın 26.712 Milyar TL'si Türk parası, 4.698 Milyar TL'si yabancı para alacaktır.2018 yılı sonu itibariyle faktoring sektörünün aktif büyüklüğü; 34.608 Milyar TL olmuştur, toplam öz kaynaklar da 6.770 Milyar TL olarak gerçekleşmiştir ki, yukarıda belirtildiği üzere BDDK'nın faktoring firmaları için şart koştuğu; öz kaynakların toplam aktiflere oranının ( standart oran) %3 olarak tutturulması ve sürdürülmesi açısından bakarsak, 2018 yılı sonu itibarıyla sektörün standart oranının %13 gibi oldukça iyi bir noktada olduğunu görmekteyiz. 

Son olarak; 2018 yılı sonu itibarıyla faktoring sektörü toplam, 1.306  TL (Bir milyar yüz kırk üç milyon) vergi öncesi kar (VÖK) elde ederek, büyümesini ve aynı zamanda karlılığını sürdürmüştür. 

Temel İnan Özbek


Kaynakça:

w.w.w.bddk.org.tr       

www.fbk.org.tr