Bir doğal gaz masalı

Bir doğal gaz masalı

1 Haziran 2020 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Aydın Sezer

Adamın birisinin İstanbul’da bir fabrikası varmış. Çok nitelikli bir ürün üretiyor, yurt dışına da satıyormuş. Aynı kalitede olmak kaydıyla 25 yıl boyunca her ay 1000 adet ürün talep eden bir yabancı müşteri çıkmış. Fabrikanın kapasitesi de zaten aylık 1000 adetmiş.  

Bizimki, hemen ürünün en kritik ana parça tedarikçisine gitmiş. Durumu anlatmış, demiş ki “Bana her ay bu parçayı fabrikamın kapısında, 25 yıl boyunca, her ay 1000 tane teslim etmeyi taahhüt edersen, hemen anlaşma imzalayalım.” 

Tedarikçi, “Tamam ama peki fiyat artışını bu 25 yıl boyunca nasıl ayarlayacağız?” sorusunu sorunca, 

Bizimki, “Ben yurt dışındaki alıcı ile de bir fiyat formülünde anlaştım, aynısını seninle de yapalım, bugünkü fiyat artı ham madde fiyatındaki artış ile enflasyon oranında her altı ayda bir fiyat revizesi yapalım” demiş. Tedarikçi kabul etmiş. Anlaşmaya karşılıklı cezai müeyyideler de koymuşlar. Tedarikçi ürünü teslim edemezse ürün fiyatının %60’ını ceza olarak ödemeyi, bizimki de satın alamadığı her parça için satış fiyatının % 60’ını ceza ödemeyi kabul etmiş. Ancak, anlaşma süresi içerisinde taraflar alamadıkları veya temin edemedikleri ürünleri, fiyatın tümünü ödemek kaydıyla ileriki tarihlerde alabileceklerini de belirtmişler. 

Sistem çalışmaya başlamış. Sorunsuz devam ederken, 13. yılda bir aracı, bizimkine farklı bir teklifle gelmiş. “Tedarikçiden aldığın ürünün aynısı, Kayseri’de daha ucuza üretiliyor ve satılıyor. Hatta, aynı kalitede ve yarı fiyatına, neden iki kat para ödüyorsun?..” demiş. 

Bizimki şaşırmış. Hemen atlamış Kayseri'ye gitmiş. Daha önceki sözleşmede yer alan cezai maddeleri de hesaba katarak pazarlığa oturmuş.  

"Bana her ay 1000 adet ürünü, fabrikamda teslim edebilir misin?" 

Kayserili, “Bizim kapasitemiz aylık sadece 825 adet, müşterilerimle anlaşmam var sana ancak 158 tane verebilirim, onu da her ay garanti edemem, telefon edip sorarsın ve Kayseri’de teslim alman şartıyla...” deyince, bizimki, ihracat  satış sözleşmesini tehlikeye atmamak için, “Teşekkür ederim” deyip ayrılmış. 

Dönmüş İstanbul’a, oğluna "Bu iş olmadı maalesef" demiş, oğlu da, “Yani baba, Avrupa’da Rus doğal gazı yarı fiyatına ama biz iki katına Rusya’dan alıyoruz, aynı onun gibi mi oldu?” deyince bizimki ikinci kuşak olarak fabrikayı teslim edeceği yüksek mühendis ve işletme "master"lı oğlunu genel müdürlük görevinden almış ve yerine sanat okulu mezunu ustabaşı Ahmet’i genel müdür yapmış.