BİP Spor açıklamak zorunda

BİP Spor açıklamak zorunda

4 Haziran 2019 Salı  |   Mentor

Turkcell'in sanal spor gazeteciliği BİP Spor platformunu yöneten İbrahim Seten, Ali Koç TFF Genel Kurulunda eski TFF yönetimini gereksiz yere çalışanlara fahiş tazminat ödeyerek kulüpleri zarara soktuğu için eleştirdikten sonra şöyle bir mesaj attı:

“Tecrübesiz olmaktan daha beteri; zekasız olmak.." 

Bunun Ali Koç için yazıldığı açık çünkü mesajın altında mesajın hedefinin Koç olduğunu düşündüren atıflar var ama hayır öyle değil denilmemiş, neyse konumuz bu değil. 

Koç Holding yönetimi dedesi ve babasından miras kalmış olsa bile Ali Koç Harvard mezunu, ana dili gibi İngilizce konuşan ve Fenerbahçe başkanlığını ciddi bir rakibi yenerek kazanmış biri yani, zekasıyla ilgili bir sorunu olmadığı çok açık. 

Durum böyle olunca da yazılan bir eleştiren çok hakaret oluyor, eleştiri yerine hakaret olunca da gazetecilik olmuyor, holiganizm oluyor, taraftarlık oluyor ama gazetecilik olmuyor. 

"Ali Bey yanlış biliyor, doğrusu budur bilgi sahibi olmadan fikir beyan etmesini yanlış buldum" dese gazetecilik olurdu ama hakaret etmeyi tercih ediyor. 

Peki tarafsız olması gereken bir gazeteci, üstelik tüm Türkiye'ye hizmet veren Turkcell bünyesindeyken neden Fenerbahçe Başkanı’na hakaret etmeyi tercih eder, çalıştığı şirketin zarar görmesinden endişe etmeden Fenerbahçe Başkanı’na nasıl hakaret edebilir?

BİP Spor uygulamasının ticari amacı yok da Fenerbahçe Başkanı'na hakaret etmek için mi kuruldu? Neden ekonomik olarak zarar görme riski varken hiç çekinmeden Fenerbahçe Başkanı’na hakaret ediliyor, milyonlarca taraftarı olan bir kulübü tutanlar bundan rahatsız olur diye bir endişe niye yok? 

Bu soruların cevabını Turkcell verecek çünkü alelade bir şirket değil, Turkcell milyonlarca Fenerbahçeli'ye hizmet veren ulusal bir şirket, ayrıca devletin yönetimine kayyum atadığı ve halka açık olan bir şirket sistemli ve bilinçli şekilde süren Fenerbahçe düşmanlığını ve son hakaretini açıklamak zorundadır. 

Fenerbahçe şu anda yalnız, iktidara yakın, devletin kontrol gücü olan her mecrada sistemli olarak Fenerbahçe düşmanlığı yapılıyor. Öyle olmasa devletin kayyum atadığı halka açık bir şirketin yöneticisi 30 milyon taraftarı olan, üstelik harcama eğilimi en yüksek taraftar grubunu karşısına alıp kulübün başkanına nasıl hakaret edebilir ki, ne ticari ne hukuki ne de işinizle ilgili endişe duymadan milyonlarca taraftarı olan bir kulübün başkanına hakaret ediyorsanız arkanızı bayağı güçlü bir yere dayamış olmalısınız. 

Fenerbahçe yalnız ama zayıf değil,  yalnız ama boyun eğmez, kupa şantajlarına yenilmez, müzesine bin tane kupa koyacağına bir tane kupa koyar onu ülkenin canına kast eden katil bir örgütün elinden alır, başkanını bu kanlı örgüte teslim etse müzesine kupalarla dolduracakken herkesten önce katillerin önüne dikilir. 

Fenerbahçe yenilmezdir çünkü ben varım, biz varız. 8 yıldır her gün sofra kurulduğunda evlatlarımızın tabağının yanına bir tabak da Fenerbahçe için koyuyoruz, yetmedi “Fener Ol”uyoruz, 2 yıl boyunca her gün olacağız, elimiz erdiği gücümüz yettiğince olacağız ama yalnız bırakmayacağız. 

Ama Fenerbahçe Başkanı’na hakaret etmenin bir unvan haline geldiğini, Fenerbahçe'ye küfrederek para kazanan insanlar olduğunu unutmayacağız.