Faruk Bildirici'den E. Özkök'e sorular...

Faruk Bildirici'den E. Özkök'e sorular...

28 Ekim 2020 Çarşamba  |   iyi

Gazeteci Faruk Bildirici, kendisinin de 27 yıl çalıştığı Hürriyet gazetesinin reklam metinlerini "haber" gibi sunmasını şöyle eleştirdi:

"Bir süredir sosyal medyada gazete okurlarını uyaran paylaşımlarda bulunuyorum. Reklam ve halkla ilişkiler metinlerinin gazetecilik ürünü gibi gösterildiği durumlarda o metni ya da sayfayı da iliştirip “Fark etmemiş olabilirsiniz uyarıyorum” diye yazıyorum.   

Bu bir “farkındalık yaratma” çabası. Gazete ayrımı yapmadan bütün gazeteler için sürdürüyorum. Bugüne değin Sabah’tan Hürriyet’e, Cumhuriyet’ten Akşam’a kadar bütün gazete okurlarını bu şekilde uyarmaya, dikkatlerini çekmeye çalıştım. 

Aynı şekilde dün de Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a ayrılan sayfayla ilgili olarak Hürriyet okurlarını uyardım: 

“Hürriyet Okuru dikkat! ‘10 soruda İslamofobi’ başlıklı 12. Sayfadaki metin, gazetecilik değil, halkla ilişkiler metni. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ile söyleşi yapılmamış, bir gazeteci imzası da yok. Soru ve yanıtlar aynı kalemden çıkmış. Fark etmemiş olabilirsiniz, uyarıyorum.” 

Hürriyet okurlarına ve Hürriyet yönetimine yönelik bu yazıma yanıt, gazetenin yazarı Ertuğrul Özkök’ten geldi. Özetle şöyle savundu gazetesini: 

“Evet böylesine etkileyici, böylesine cesur, böylesine gerçekçi sözler bunlar. İslamofobi histerisine kapılmış ülkelerdeki fanatiklerin bütün silahlarını ellerinden alan medeni, insani bir yaklaşım. 

Beklerdim ki herkes çıkacak ‘Helal olsun İbrahim Kalın’ diyecek. ‘Helal olsun Hürriyet böyle bir mülakatı yayınladın’ diyecek. Ama ne görüyorum. Bunu demedikleri gibi, ‘Ombudsman’ adıyla yazılar yazan bir arkadaşımız, Hürriyet’i eleştiriyor. Neymiş bu bir mülakat değil, yazılıp verilmiş bir metinmiş... 

İyi de kardeşim bir de şöyle düşün. Bu daha da iyi değil mi. Kimse sormadan Cumhurbaşkanlığı kendiliğinden bu mesajı vermek istemiş. Bu soruyu o sormuş bu sormuş ne fark eder. “ 

Özkök ile yaklaşık 27 yıl aynı gazetede birlikte çalıştık. Buna rağmen yazısında “Ombudsman adıyla yazılar yazan arkadaş” deyip ismimi vermemesinin değerlendirmesine girmeyeceğim. Zira önemli olan yazısının içeriği ve “gazetecilik” adına savundukları. 

Hemen belirteyim, metnin içeriği ile ilgili olarak bir ifadede bulunmadım; sadece yöntemi eleştirip okurları uyardım. İbrahim Kalın’ın ifadelerinin iyi ya da kötü, etkileyici ya değil gibi bir şey söylemedim. Hürriyet’te tam sayfa ayrılan ve “İbrahim Kalın, Hürriyet’e anlattı” başlığıyla sunulan metnin bir gazetecilik ürünü olmadığını, “halkla ilişkiler metni” olduğunu yazdım. 

Nitekim İbrahim Kalın da dün sabah Hürriyet’teki sayfayı paylaşırken, bir "söyleşi”den söz etmedi; “Son dönemde yeniden gündeme gelen ve aslında yükseliş hızını hiç kaybetmeyen İslam karşıtlığını on başlıkta ele almaya çalıştım” dedi. Lütfen dikkat! “On başlıkta ele almaya çalıştım” sözleri ne anlama gelir? Hürriyet’in sorularını yanıtladığını söylemiyor herhalde."

Yazının devamını okumak için tıklayın