Beyaz Saray'a 'abluka'

Beyaz Saray'a 'abluka'

8 Nisan 2019 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

ABD Başkanı Donald Trump, Özel Savcı Robert Mueller’in  2016 seçimlerine Rusya’nın müdahalesi ve Trump’ın bu konunun soruşturulmasını engellemeye çalışıp çalışmadığına ilişkin araştırmasını tamamlamasından sonra söylemeye başladığı zafer şarkılarını kesmiş görünüyor. Çünkü erken başladığı kutlamalar, önceden de öngörülmüş olduğu gibi, konunun kapanmış olması yerine daha da derinliğine inceleneceği gerçeğini örtemiyor. 

Geçen Kasım ayında yapılan Kongre ara seçimlerinde, ABD yasama organının Temsilciler Meclisi kanadında çoğunluğu elde eden Demokrat Parti grubu, vaad ettiği gibi Trump Beyaz Sarayı’nı ablukaya alma operasyonunu başlatmış durumda. 

Her ne kadar Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi üyeler Trump’ı hedef alan bu saldırıları engellemeye çalışıyorlarsa da, yalnızca mecliste değil, alt komisyonlarda da kontrolü elde tutan Demokratlar, ardarda geçirdikleri komisyon kararlarıyla Trump ve yakın çevresine hayatı zehir etmeye başladılar bile. 

Son bir haftadaki gelişmeleri kısaca gözden geçirirsek: 

Güvenlik soruşturması ihmali: Trump’ın, her ikisi de danışmanlığını yapmakta olan kızı Ivanka ve damadı Jared Kushner, Beyaz Saray’ın yerleşik tüm kural ve yönergelerini ihlal ederek, yetkilerinin izin vermediği güvenlik ve istihbarat belgelerine istedikleri an ulaşabiliyorlar. Trump’ın sondan bir önceki özel kalem müdürü, emekli general John Kelly’nin tüm itirazlarına rağmen Beyaz Saray’a sınırsız giriş hakkı verilen Jared ve Ivanka’nın durumu Temsilciler Meclisi tarafından mercek altına alındı. Beyaz Saray’da 18 yıl boyunca güvenlik biriminde çalışmış bir yetkilinin Temsilciler Meclisi komitesine verdiği ifadede, Trump’ın bu ikili için giriş izni yasağını keyfi olarak iptal edişini aaçıklaması üzerine, Beyaz Saray’dan açıklama istendi. 

Her ne kadar Beyaz Saray başkanın konutu ve çalışma ofisi olsa da, bu binanın ülkenin en önemli gayrimenkul varlıklarından biri olması ve devlet sırlarını içeren belgelere ev sahipliği yapması nedeniyle, yasama organının da bu yapının işleyişi konusunda söz hakkı bulunuyor. 

Vergiler: Trump’ın başını en çok ağrıtmaya aday konulardan birisi de ABD Başkanı’nın göreve gelmeden önce sonra devlete sunmuş olması gereken vergi bildirimleri. Temsilciler Meclisi geçen hafta içinde, ABD vergi dairesine resmen bildirimde bulunarak Trump’ın son altı yıllık vergi kayıtlarının zaman geçirilmeden yasama organının ilgili komisyonlarına iletilmesini istedi. İstenen kayıtlar hem Trump’ın şirketlerinin vergi bildirimlerini hem de kişisel kazanç ve harcamalarının belgelerini kapsıyor. Kongre’ye Trump’ın isteği üzerine yalan söylediği için hapse mahkum edilmiş olan eski avukatı Michael Cohen, Trump’ın vergi kayıtlarında büyük sahtekarlıklar yaptığını açıklamıştı. 

Suudi Arabistan/Yemen: Yahudi damat Jared Kushner, Trump’ın Orta Doğu politikalarını neredeyse tek başına belirleyip uyguluyor. Suudi Arabistan’ın pervasız veliaht prensi Muhammed bin Salman’la arasından su sızmayan Kushner’in, perde arkasından yürüttüğü çabalarla aylardır ABD’den Suudi Arabistan’a nükleer enerji teknolojisi transfer edilmekte olduğu ortaya çıktı. Duruma derhal müdahale eden Kongre, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato’da da kabul edilen bir kararla, bu sürecin derhal durdurulmasını istedi. Öte yandan, Temsilciler Meclisi de, Yemen’de İran destekli Hutilere karşı amansız bir savaş sürdüren, ancak silah ve malzeme üstünlüğüne karşın bir zafer kazanamadan sivilleri hedef almaya devam eden Suudi Arabistan’a verilen Amerikan desteğinin derhal ve koşulsuz olarak kesilmesini istedi. ABD ordusu Suudilere hem istihbarat hem de teknik destek sağlıyor. 

Ama bütün bunlardan daha önemlisi Mueller raporu. Bu hafta içinde hem New York Times hem de Washington Post gazeteleri, Mueller soruşturmasında görev almış kişilere dayaranak, ABD Adalet Bakanı William Barr’ın Kongre’ye sunduğu dört sayfalık değerlendirmenin yanıltıcı ve yetersiz olduğunu bildirdiler. Barr, yaklaşık 400 sayfalık Mueller raporuna ilişkin olarak Kongre’ye sunduğu dört sayfalık mektupta, Mueller’in başkanlık seçimleri kampanyasında Ruslarla işbirliği yaptığını gösteren bir delil bulamadığını, ancak Trump’ın bu konuda yapılan soruşturmaları engelleme suçlamasından aklanmadığını bildirmişti. NYT ve Washington Post’a konuşan kaynaklar ise, Barr’ın dört sayfalık mektubunun Trump aleyhinde kilit önemdeki ayrıntıları yok saydığını bildrdiler.  

Temsilciler Meclisi ise Adalet Bakanı’ndan Mueller raporunun tam metninin sansürsüz olarak derhal Kongre’nin tüm ilgili komitelerine iletilmesini istedi. 

Tabii, Trump’ın Kongre’yle kavgası sadace bu konularla sınırlı değil. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Cuma günü yaptığı bir açıklamada, olağanüstü durum ilan ederek Savunma Bakanlığı fonlarını Meksika sınırına duvar dikilmesi çabasına yöneltilmesi talimatını veren Trump’ı mahkemeye vereceklerini ilan etti. Pelosi’nin açacağını söylediği davanın yanı sıra, ABD’nin 51 eyaletinden 20’sinin hükümeti ortak olarak Trump’ın olağanüstü durum ilan etme kararını yargıya götürdü. 

Trump’ın başı mahkemelerde daha çok ağrıyacak gibi görünüyor… 

Cengiz İzmirli (mahlas)