Banka kasasındaki sır

Banka kasasındaki sır

10 Aralık 2019 Salı  |   Serbest Kürsü

ABD Temsilciler Meclisindeki Demokrat Partili çoğunluk nihayet Başkan Donald Trump’ın görevinden azledilmesini hedefleyen süreci başlatmaya karar verdi. Gerçi Demokrat milletvekilleri arasında hala azil için yalnızca Ukrayna skandalının mı, yoksa hem Ukrayna hem de Mueller soruşturması delillerinin mi iddianame için kullanılıp kullanılmayacağı tartışması bitmiş değil. 

Trump’ın 2016 seçimlerinde önemli farkla kazandığı bölgelerden gelen Temsilciler Meclisi üyeleri, ülkede aşırı derecede tırmanmış bulunan bölünmüşlük atmosferini körükleyeceği düşüncesi ile Müeller soruşturmasında Trump aleyhinde toplanmış bulunan delillerin azil iddianamesine katılması halinde bunun provokatif bir etki yapacağına inanıyorlar. Çünkü bu grup Trump’ın ve Cumhuriyetçi Parti’nin oy tabanının büyük bir çoğunluğu Müeller soruşturmasının hukuki değil siyasi güdülerle başlatıldığını ve tek amaç olarak Trump’ı gözden düşürmeyi amaçladığını savunuyor. 

Buna karşılık, Trump’ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskiy’e, eski Demokrat Partili başkan yardımcısı Joe Biden ve oğlu hakkında yolsuzluk soruşturması başlatması için baskı yaparak, 2020 başkanlık seçimlerine Ukrayna’yı dolaylı olarak müdahale etmeye davet etmesi, Demokrat veya Cumhuriyetçi, kamuoyunun büyük bölümünden tepki  almış durumda. 

Temsilciler Meclisinin Hukuk Komisyonu başkanı Jerry Nadler yaptığı son açıklamada, kamuoyunun yüzde 70’inin Trump’ın aleyhinde olduğunu savundu. 

Nadler bu hafta içinde yazımı tamamlanacak olan iddianamenin içeriğini belirleyecek komisyona başkanlık ediyor ama pazar günü katıldığı TV programlarında bütün ısrarlara karşın Mueller soruşturmasında elde edilen, Trump’ın adaletin gerçekleşmesini engelleme suçu işlediğine dair delillerin iddianameye girip girmeyeceğini söylemedi. 

Azlin ötesi 

Burada durup şu soruyu sormakta yarar var: İddianamenin içeriği Senato'daki Cumhuriyetçi Parti çoğunluğunun kullanacağı oyun rengini değiştirebilir mi? 

Beyaz Saray’da ikamet etmeye başladığından beri Cumhuriyetçi Parti’nin siyasi kimliğini yozlaştırdığı artık hemen herkesçe kabul edilen Trump, hangi cürümle suçlanırsa suçlansın, yüzde 99 azledilmeyecek. 

ABD anayasasına göre, Temsilciler Meclisi, başkanın azil sürecinde savcılık işlevini yerine getirmekle sorumlu. Buna karşılık Senato da, ABD Yüksek Mahkemesi Başkanı’nın gözetiminde görülecek davada jüri işlevini yerine getirecek. Trump’ın görevden uzaklaştırılması için Senato’nun üçte iki çoğunluğu olan 66 oyla karar alması gerekiyor ki bu şimdilik olanaksız görülüyor. 

Ama Trump’ın derdi azil davasını savuşturmakla bitecek mi? 

Azlin ötesinde Trump’ın başı şu anda şirketlerinin mali hesapları ve kayıtlarıyla dertte. Temsilciler Meclisinin Hukuk ve Maliye komisyonlarının ard arda yaptığı talepler üzerine New York eyaletindeki birkaç yerel mahkeme, Deutsche Bank ve Capital One bankalarının Trump firmalarıyla olan ilişkilerini belgeleyen tüm dosyaların Kongre’ye teslim edilmesine karar verdi. 

Trump’ın temyiz mahkemelerine başvuruları da bu kararları değiştirmeye yetmediği için ABD Başkanı son çareyi, en son iki üyesini kendisinin atadığı Yüksek Mahkeme’ye gitti. 

Daha önce çeşitli vesilelerle yazıldığı gibi, Trump’ın Rusya’yla olan ilişkilerinin kirli çamaşırlarının Deutsche Bank’ın kasalarında saklandığı biliniyor. Özellikle Deutsche Bank’ın Rusya’da Kremlin’e yakın oligarkların kara paralarını Trump’ın gayrimenkul yatırım kredilerine çevirerek akladığı iddiaları bir süre yaygın olarak konuşulmuştu. 

Şu aşamada yapılabilecek bir saptama var: Trump, maalesef, ABD’nin bir cumhuriyet olarak şekillenmesinde en büyük paya sahip olduğu için Grand Old Party-GOP (Büyük Eski Parti) olarak anılan Cumhuriyetçi Parti’nin hukuka, anayasaya, Amerikan toplumunun temel değerlerine bağlılığını zedelemeyi başarmış bulunuyor. Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerinin Trump aleyhindeki delilleri yok sayarak Demokratları siyasi suikast peşinde olmakla suçlamaları bunu kanıtlıyor. 

Eğer ABD Yüksek Mahkemesi de GOP’un yolundan giderek Trump’ın siyasi ihtirasına prim verip banka belgelerinin Kongre’ye teslim edilmesini reddederse, o zaman artık dünyanın en büyük ekonomisi ve en güçlü ordusuna  sahip olan Amerika’da hukukun üstünlüğünün lafta kaldığını kabullenmek zorunda kalacağız.

Cengiz İzmirli (mahlas)