Aydın Örs'e saygısızlık

Aydın Örs'e saygısızlık

24 Haziran 2019 Pazartesi  |   Mentor

Okuduğumda gözlerime, kulaklarıma, insanlığıma inanamadım. Sadece bütün zihnimi büyük bir üzüntü ve utanç kapladı. Bu toplum ne zaman "iyi insan" olma kimliğini kaybetmiş, çıkar ve bireysel ikbal için bu kadar basitleşmişti.

"İnşallah onlar da bir gün kendi Türk kahramanlarını yaratır..."  

Bu kadar ucuz, bu kadar bayağı, bu kadar çaresiz ve bu kadar ilkesiz bir söz görmedim. Güya Fenerbahçe'ye saldırmak için bu ülkenin tüm değerlerini yerle bir eden, Fenerbahçe ismi altında ezilmiş bir insanın bu ülke her gün evlatlarını şehit verirken, gencecik bedenler bu ülkeyi savunmak için toprağa düşerken Türk Lisesinde okumayan, milli takımdan dövizle ücret alan kendilerini kahraman olarak nitelemesi ucuzluğun, bayağılığın ve genç yaşta toprağa düşen şehitlerimize saygısızlığın zirve yapmasıdır. 

Bu Fenerbahçe ağırlığı altında ezilen ve her gün yeni bir saygısızlığa imza atan şahıs kahraman arıyorsa İngiliz silahlarının ölüm tehdidi altında İngilizlere unutamayacağı bir ders veren Fenerbahçe takımına, Zeki Rıza Sporel ve arkadaşlarına bakmalıdır.  

Sporda başarılı olmuş Fenerbahçeli  basketbol kahramanı arıyorsa onu yetiştiren Aydın Örs'e bakmalıdır. Ama bu şahıs Fenerbahçe ismi altında o kadar ezilmiş ve o kadar büyük bir travma yaşıyor ki, ne onu yetiştiren hocasına ne de ülkenin gencecik şehitlerine saygısızlık etmekte sakınca görmüyor. 

Tek başarısı Fenerbahçe'yi yenmek ve başka hiçbir başarısı yok. Bu ülkenin tek Eurolig kupasının sahibi, her yıl F4'ün vazgeçilmez katılımcısı olan Fenerbahçe karşısında bir Eurolig finalini başarı görecek kadar kontrolünü kaybetmiş ve onun ismi altında ezilmiş. 

Bu sene çok açık ortaya çıkardı ki, Fenerbahçe Beko insanlara çok ağır zulüm etmiş, uykusuz, geceler geçirtmiş, ağlatmış, kahretmiş çünkü basketbola değer vermeyen rakiplerimiz birden bire müthiş bir basketbol tutkunu oldu, kendi beceriksizliklerini Anadolu Efes üzerinden örtmeye çalışan çaresizlik, üstelik öğrenilmiş falan değil açık açık kendilerini utandırıyorlar. 

Arkadaşlar, bu sezon Türkiye Basketbol Liginde Galatasaray 4. Beşiktaş 6. oldu ve her iki kulübün de basketbola bütçe ayıracak ekonomik gücü ve Eurolig'e kabul edilecek standartları yok. 

Anadolu Efes'in başarısına sahip çıkarak kendinizi küçük düşürüyorsunuz çünkü basketbolu çok sevdiğiniz ama Fenerbahçe Beko karşısında çaresiz ve yetersiz hissettiğiniz anlaşılıyor. 

Fenerbahçe'nin yetiştirdiği, onun her maçını izleyen Bogdan Bogdanoviç Sacramento Kings'de oynuyor diye Fenerbahçe'nin NBA şampiyonluğu olmuyor, kendinize gelin siz büyük camialarsınız.  

Basketbol kimin umurunda ve Eurolig hırsızlık ligi falan daha mantıklı savunmalardı. 

Mehmet Okur Fenerbahçeli diye biz NBA Şampiyonu olduk diyen, sosyal medyada başarı mesajları atan Fenerbahçeli hayal bile edemiyorum. Büyük bir utanç, büyük bir hayal kırıklığı, büyük bir çaresizlik olurdu benim için. 

Koskoca Fenerbahçe Anadolu Efes markasının arkasına saklanıp, Anadolu Efes'in Galatasaray karşısında aldığı aldığı şampiyonluğa falan sevinse bir Fenerbahçeli olarak çok utanırdım. Fenerbahçe'yi hiç o kadar çaresiz görmek istemem. 

Sonuç; maalesef futboldan sonra basketbola da da nefret ve holiganizm sokulup bundan bireysel çıkar sağlanmaya çalışılıyor. Avrupa basketbolunun zirvesinde olan Türk basketbolu bu tür ucuz, insanları birbirine düşman eden holiganizm ve nefret söylemlerine teslim edilemez. Basketbol Federasyonu gerekeni yapıp ana avrat küfreden, basketbolun ahlaki olgunluğunu düşeren bu tür zarar verici eylemlere engel olmalı. 

Son söz de Anadolu Efes'e;  Aydın Örs'ün zarafetini, Efes'in saygınlığını tüketmeyin lütfen. Onca para harcayıp kendinizi pilot takıma dönüştürmeyin. Her şeyden öte Anadolu Grubunun saygınlığının tüketilmesine izin vermeyin.