Aslan Bakü'de galip

Aslan Bakü'de galip

18 Eylül 2020 Cuma  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, sezonun henüz ikinci resmi maçında Avrupa sahnesinde Azerbaycan ekiplerinden Neftçi Bakü ile karşılaştı.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında yeni alınan karara göre tek maç üzerinden eleme usulü oynanan karşılaşmada akıllardaki tek hedef galibiyetti. Fatih Terim ve öğrencileri bu arenaya hiç yabancı değil. Uzun yıllar sonra Avrupa’ya ön elemeden giren temsilcimiz hata yapmadı ve adını bir üst tura yazdırdı. UEFA Kupası denildiğinde, tüm futbolseverlerin aklına, "Neden bir daha olmasın" sorusu geliyor… 2000 yılındaki kadro rotasyonu, oyun disiplini ve inanç şu anki kadroda mevcut. Temsilcimiz, şımarmadan her maçı aynı ciddiyet ve disiplin ile oynarsa yeni bir tarih yazabiliriz. 

Maçın ilk devresine baktığımızda, sarı-kırmızılı temsilcimiz tam da kendinden beklediğimiz bir oyun ile maça başladı. İlk dakikadan itibaren rakibine nefes aldırmayan, yarı sahasından dahi çıkarmayan bir Galatasaray vardı. Fatih hoca, "gegenpress nedir" sorusuna cevap verir nitelikte bir oyun sistemiyle sahadaydı. Açıkçası maçı izlerken ‘’Galatasaray antrenman maçı mı yapıyor...’’ diye düşündüm. Takım gerçekten çok diriydi. Sezon başında bu kadar yüksek tempo ile oynamak kolay bir iş değil. Her sene son haftalarda kendini gösteren Sofiane Feghouli bile oyuna girdiği andan itibaren elinden gelen ne varsa yaptı. 

Gazişehir maçı da dâhil olmak üzere Galatasaray, bu maçta da oyunu çok hızlı kurdu, müthiş bir tek pas oyunu oynayarak adeta rakiplerine gözdağı verdi. İlk yarıda oynanan oyunun bu denli iştahlı olması sarı kırmızılı ekibin doğru yolda olduğunu gösteriyor. Doğruyu söylemek gerekirse Bu sene Avrupa’da izlediğimiz takım önceki yıllardan çok uzakta. Futbolu takip eden her insan az da olsa Fatih Terim’in oyun sistemini, sahada yapmak istediklerini biliyor. Terim, alışılagelmiş oyun mentalitesine bu sene bir de beklerini eklemiş. Saracchi–Omar ikilisi bu maçta gerçekten kusursuza yakın bir oyun oynadı ve takımın hücum varyasyonunu yükseltti. Görünen o ki, bu sene bu ikiliyi bir hayli konuşacağız. Bununla beraber takımda henüz bitmeyen transferler var. Galatasaray’a çok net bir şekilde iki tane yeni nesil Felipe Melo gerekiyor. Etebo transferi gerçekleşti evet, buna rağmen sarı-kırmızılıların bu sene oynanan hızlı, tek pas oyununa uyacak bir isimle anlaşması gerekiyor. Barcelona alt yapısında yetişen 21 yaşındaki Riqui Puig bu görev için en uygun isimlerden sadece bir tanesi. Uygun maliyet ile kadroya katılabilir. Önümüzdeki günlerde Galatasaray’ı transferde çok hareketli saatler bekliyor. Bakalım neler olacak. 

Taylan Antalyalı… 25 yaşındaki genç oyuncu için bu maça baktığımızda söylenecek o kadar çok şey var ki, nerden başlayacağımı inanın ben de bilmiyorum... Geçen sezon Galatasaray’ın kadrosuna katılan Taylan oynadığı oyunla izleyenlere adeta "Bunun için buradayım’’ dedirtti. Sezon başından beri Fatih Terim kendisini ön libero mevkiinde deniyor. Taylan özünde merkez orta saha oyuncusu. Oyunu genel olarak ofansif oynayan futbolcular için daha geride defans ağırlıklı bir sisteme alışmak her zaman daha zordur. Orta saha ile defans arasındaki bağlantıyı kusursuz bir şekilde sağladı ve diri fiziği ile takımın topu üçüncü bölgeye taşımasına yardımcı oldu. Taylan adeta tarih yazıyor. Hangi oyuncu alınırsa alınsın, Taylan’ın şu anki formunu kesemeyecek. Türk futbolu adına kendisi çok iyi bir örnek. Ülkemizde çokça konuşulan yabancı sınırı konusunda pasaportun değil de, çalışanın formayı aldığını herkese gösterdi. 

Galatasaray'ın dün geceki oyununda eleştirilecek hiçbir şey yok. Oyuna sonradan giren isimler de dâhil olmak üzere sahada yapması gereken ne varsa yapan bir takım vardı. Galatasaray’ın bu turdaki rakibi ise Hajduk Split… Dikkat edilmesi gereken, fizik gücü çok yüksek bir takım ile karşılaşacağız. Çok zevkli bir maç bizleri bekliyor. Umuyorum ki turu geçen taraf temsilcimiz Galatasaray olur. Bu sene Avrupa’da üç takımız. Biz, ülke olarak tarih yazmaya alışık bir milletiz. Neden bir yenisi olmasın?

Etiketler:  Futbol