'Arkası gelmez dertlerimin...'

'Arkası gelmez dertlerimin...'

30 Mart 2019 Cumartesi  |   Serbest Kürsü

ABD Başkanı Donald Trump, bir haftadır her fırsatta Özel Savcı Robert Mueller’in soruşturmasının sonunda yayınladığı raporu zafer belgesiymiş gibi ilan ediyor ama işin gerçeğini bilenler asıl dertlerinin şimdi filizlenmeye başladığında hemfikir. 

Şöyle ki, Mueller’in ABD Adalet Bakanı William Barr’a sunduğu yaklaşık 400 sayfalık raporda, 2016 seçiminde Trump’ın seçim kampanyasını yürüten ekibin ve Trump’ın bizzat kendisinin Rusya’yla işbirliği yapmadığı sonucuna vardığı açık. Buna karşılık, raporda çok önemli bir başka ifade var: Mueller, eski FBI Başkanı James Comey’i Rusya’yla iş birliği konusunu soruşturmaktan alıkoymak için görevden almakla adaletin tecelli etmesini engellediği suçlamalarından “aklamadığını” özellikle vurguladı. Bir başka deyişle, Özel Savcı ABD Başkanı’nı suçsuz ilan etmedi, ancak suçlu olduğunu da ifade etmedi. 

Peki, 21 ay süren ve milyonlarca dolara mal olan soruşturmasının sonunda Mueller’in tamamladığı raporun anlamı ne? 

Washington’daki hukukçulara göre, Mueller yasaların hizmetinde bir görevli olarak işini yaptı ama bu işi yaparken politikacılara hizmet etmeyi reddetti, yani politikacıların işine yarasın diye Trump aleyhindeki suçlamaları hukuki düzeyde soruşturdu, ama isterlerse ve yapabilirlerse bu suçlamaları yargıya taşımaları için de politikacılara yeterince zemin hazırladı. 

Şimdi ABD başkentindeki tüm Trump muhalifi ve Demokrat Partili politikacılar, Kongre üyeleri ve bürokratlar “nasıl yapsak da Mueller’in raporunu sansürsüz okuyabilsek” çabası içersindeler. 

Demokrat üyelerin çoğunluğu elde tuttukları Temsilciler Meclisi’nin başkanı Nancy Pelosi, Adalet Bakanı William Barr’ı, Mueller raporuna ilişkin tutumu nedeniyle çok ağır bir dille eleştirdi. Barr, Trump tarafından Adalet Bakanlığı görevine atanmadan aylar önce yazdığı bir notada, Muüeller’in yaptığı soruşturmayı “hukuk dışı” olarak nitelediği için zaten Washington’daki siyasi çevrelerde  şaibeli bir kişilik olarak görülüyor. Bir de Mueller’in 400 sayfalık raporunu teslim aldıktan Senato ve Temsilciler Meclisi liderlerine sadece üç buçuk sayfalık bir bilgi notu iletmesi Pelosi’yi çıldırttı. 

William Barr’ın bilgi notunu “aşağılayıcı” olarak niteleyen Pelosi, tüm Kongre üyelerinin raporun tamamını  görme hakları olduğunu vurguladı. 

Barr ise, Nisan ayı ortalarına kadar, raporun ulusal güvenlik gerekçesiyle gizli kalması gereken bölümleri dışında kalan metni kamuoyuna açıklayacağını bildirdi. 

ABD Temsilciler Meclisi’nin Hukuk Komitesi, sahip olduğu anayasal yetkiyi kullanarak eninde sonunda Mueller raporunun tam metnine el koyacak. Bundan sonra Demokratların raporun ne kadarını Trump’i baskı altına almak için kullanabilecekleri bir soru olarak kalmaya devam ediyor. 

Buna karşılık kesin olan, Trump’ın başına asıl belayı saracak kovuşturma ve davaların halen onun yetki erişimi dışındaki makamlar tarafından sürdürülmekte olduğu. 

Hem başkent Washington hem de New York eyaletindeki savcılar, Trump’ın firması, kampanyasına seçim öncesinde ve sonrasında kabul ettiği bağışlar, bu bağışların nasıl ve ne derecede belgelendirildiği ve harcandığı, ayrıca Trump’ın vergiden bağışık olması için kurduğu sözde hayır kuruluşu olan vakfının, şirketlerinin işlerine ne kadar finansman sağladığı ve vakfın fonlarının nasıl kayıt atında tutulduğu gibi düzinelerce ayrıntının incelendiği mali soruşturmalar yapıyorlar. 

İşin ilginç tarafı, bu savcılar federal değil eyalet yönetimlerinin çalışanları olduğundan Trump bu soruşturmalar ve soruşturmaları yürüten savcılar üzerinde hiçbir söz hakkı veya yetkiye sahip olmadığı için, hakkında düzenlenebilecek iddianamelere karşı hiçbir biçimde yargı muafiyeti iddiasında bulunamayacak. 

Geçen hafta içinde ABD’de yayınlanan bir kamuoyu araştırmasının sonucu, Beyaz Saray açısından dikkate alınması gereken ipuçları veriyordu: Mueller raporunun tamamlanmasından önce yapılan kamuoyu yoklamasında ABD halkının yüzde 50’sı Trump’ın seçimler öncesinde Rusya’yla danışıklı bir dövüş süreci içinde olduğuna inandığı ortaya çıktı. Bir başka deyişle, Mueller’in raporu ne derse desin, Trump halk mahkemesinde, en azından jürinin yarısı tarafından mahkum edilmiş durumda. 

Trump Beyaz Sarayı ile Kongre’deki Cumhuriyetçi grup, son bir hafta içinde bu kez karşı atağa geçerek Mueller’in yaptığı soruşturmanın başlı başına bir suç olduğunu ispatlamak üzere yeni bir dizi soruşturma açma çabasına girdi. 

Ancak bu çabanın sonuç vermesi için gerekli sağlamlıkta bir hukuki zemin pek görünmüyor. Bu nedenle Trump’ın 2020 başkanlık seçimi yarısına güçlü bir biçimde girmek için dış politikada puan toplamaya çalışması beklenebilir. ABD Başkanı’nın Golan tepelerini İsrail toprağı olarak tanıma kararının ardından  Halep’i hedef alan İsrail füze saldırıları ve Gazze’de tırmanan gerilim, bu puan toplama çabalarının ilk basamağı olacak mı, zaman gösterecek... 

Cengiz İzmirli (mahlas)