Amigo gazetecilik

Amigo gazetecilik

2 Eylül 2019 Pazartesi  |   Mentor

Maalesef gazetecilik adına karanlık günlerden geçiyoruz. Artık gazetecilik bir meslek olmaktan çıktı başka bir şeye dönüştü.

Benim gazetecilikle ilgim bir sporsever olarak daha çok spor medyası ile ilgili, aslında gazete okumuyorum, televizyon izlemiyorum, spor programı seyretmiyorum sadece sosyal medyayı takip ediyorum. Spor medyasına olan ilgim de onları izliyor olmamdan çok artık Fenerbahçe'ye küfretmekten başka mesleki becerileri kalmamış olmasıdır. Bütün Fenerbahçeliler gibi Fenerbahçe saldırıya uğradığında kendime vazife çıkarıyorum ve elimden geldiğince ona kalkan olmaya çalışıyorum.

Düşünebiliyor musunuz bu ülkede Fenerbahçe'ye daha çok küfrettiği için başka bir yorumcuya tercih edilerek Fetö’nün kanalında yorumcu yapılan insanlar var. Üstelik diğer yorumcunun daha nitelikli olduğu düşünülmesine rağmen.

3 Temmuz 2011'den bu yana spor medyası yok oldu, çoğu işsiz, işsiz olmayanlar da giderek daha kötü şartlarda daha ucuza çalışmak zorunda kalıyor. En son Fenerbahçe düşmanlığı üzerine doktora derecesi yapmış Bipspor kapandı. Aslında medyanın dijitalleşmeye başladığı bir dönemde bireysel girişimlere açık ve gelişme olanağı olan yeni bir mecra idi ama ta baştan sistematik Fenerbahçe düşmanlığını ilke edindiği için kısa sürede tarih oldu. Sadece kendisi tarih olmakla kalmadı bu yolun uzun süre açılmamak üzere kapanmasına neden olarak gerçek gazetecilere büyük zarar verdiler.

Bipspor 34.5 milyon abonesi olan Turkcell platformunda yer alıyor. Bip mesajlaşma uygulamasının 25 milyon kullanıcısı var. Fizzy 14.7 milyon indirilmeye sahip. Turkcell TV+ ise 6.6 milyon kullanıcıya ulaşmış. Ülkenin en popüler konusu olan futbolu temel tema olarak kullanan Bipspor ise sadece 1.2 milyon kullanıcı da kalmış tam bir başarısızlık öyküsü.

Çıkarılacak çok net sonuçlar var bundan; bir kere Y kuşağı bu kaba, amigo, saldırgan ve taraf olmuş gazetecilikten hoşlanmıyor, bu yola giren herkes yok olmaya mahkum. Siyaset dinamikleri nedeniyle kendine bir kaç gazete ve TV'de yer bulmuş olanların da şartlar değiştiğinde kapı önüne konulması neredeyse kesin gibi.

Bu tür amigo gazetecilik ilgili ticari markanın itibarına da büyük zarar veriyor, düşünebiliyor musunuz Harvard mezunu Fenerbahçe başkanına "zekasız" diyecek kadar amigo ve kaba bir anlayış Turkcell ile özdeşleşiyor, ben Fenerbahçeli olarak ne benim ne de ailemin ne de yakın çevremin Turkcell kullanmasını istemem, ne kadar başarılı olur bilmiyorum ama Türkcell'in abone sayısındaki artış hızının bir önceki yıla göre düşmesi bile bir zarardır.

Devam etmeyeceği belliydi, çok uzun sürmedi kapandı. Buradan Fenerbahçe'ye küfretme karşılığı dolgun maaşlar alanlar da koro haline ve büyük bir kinle, kontrolü kaybetmiş şekilde Fenerbahçe'ye saldırıyorlar.

Keşke Bipspor’u Fenerbahçe kapattırdı diyebilseydim ama öyle olmadı aslında Bipspor'un çarpık yapısını keşfedip ortaya ilk çıkaran Beşiktaş camiası oldu. Aziz Başkan’ın bu konuda sonuç almayan  bir iki açıklaması olsa bile bunu gerçek manada teşhir eden Beşiktaşlı taraftarlardı. Özellikle Ankaralı Atiba isimli sosyal medya kullanıcısı detaylı bilgiler verdi.

Ancak kapanmaya neden olan şey bu da değildi, çok açık ara başarısız olmaları idi çünkü seçtikleri yol gazatecilik değil tetikçilik idi, sanal platformun en büyük kullanıcısı olan Y kuşağı buna ilgi duymazdı, duymadı da kapandı gitti.

Şimdi işlerini kaybetmenin acısı ile bedavaya Fenerbahçe'ye küfrediyorlar. İş bulma şansları olan tek yer var ya GSTV ya da siyasi kanallardan biri o da kalıcı olmaz.

Fenerbahçe düşmanlığı daha çok canlar yakar çünkü bu ülkenin en bağlı ve takımı için en çok para harcayan taraftarı Fenerbahçe'de eğer futbolun popüler olmasından kaynaklanan bir alanda ticari bir girişim başlatır ve bunu Fenerbahçe düşmanlığı üzerine kurarsanız sonunuz Bipspor gibi olur.

Reyting konusu ise tam ters olabilir çünkü Fenerbahçe düşmanlığı ortak paydadır ama konu bundan para kazanmak ise Fenerbahçe'ye sallayamazsınız, sallarsanız sonunuz Bipspor gibi olur. Zaten spor medyasında gazetecilik yaparak para kazanan 3-5 kişi kaldı gerisi çeşitli şekillerde tavassutla veya torpille veya siyasette etkin olan Trabzon lobisinin Fenerbahçe düşmanlığından yararlanarak iş buluyor şartlar değişince de kapının önünde toz alacaklar.

Sonuç; gazeteciliğin ücretli tetikçiliğe dönmüş olması demokratik bir toplum ve adil bir spor ortamı için en büyük engeldir.

Not; Fenerbahçe mükemmel top oynadı. Çeşitli kanallarda siyasetin Trabzon lobisi nedeniyle konuşlanmış tetikçi yorumcuların rüya takımı Fenerbahçe karşısında varlık gösteremedi, neredeyse tek doğru düzgün pozisyonu gol oldu. Fenerbahçe'nin pozisyonlarından özet çıkarsak o bile 15 dakika sürer sanırım. Ersun Hocaya tebrikler, oyunculara büyük alkış hak, ettiler.

Maç 1-1 bitti diye ortalığı yangın yerine çeviren Fenerbahçeli olamaz, onlar için Fenerbahçe doğru adres değil. Onlar Fetö’yü görünce ülkenin bekası için Fetö’ye savaş açmayı düşünenler değil himmet görenlerdir ve Fenerbahçe onlar için uygun takım değildir.