Ambargoların perde arkası

Ambargoların perde arkası

17 Haziran 2020 Çarşamba  |   Günlük

Gazeteci Faruk Bildirici, HDP'lilerin ana akım medya kuruluşlarındaki programlara çağrılmamasıyla başlayan tartışmada gazeteciliğin evrensel kurallarının geçerli olması gerektiğini söyledi.

Bildirici'nin kendi adını taşıyan internet sitesinde kaleme aldığı yazıdan bir bölüm şöyle:

"Habertürk televizyonundaki bir programda sunucu Didem Arslan Yılmaz’ın, “Burası bir kamu televizyonu değil. Özel bir sektörüz. Bu bir tercihtir” sözlerinin ardından başlayan tartışma haber televizyonlarında son yıllarda hakim olan yayıncılığı gözler önüne sermesi açısından değerli.  

Kamu hizmeti ile kamu yayıncılığını birbirine karıştırmamak gerekir. Kamu yayıncılığını bütün siyasi görüşlere dengeli yer veren, özel televizyonları da istediğini ekrana çıkarıp istediğine ambargo uygulayan bir yayıncılık anlayışı ile tanımlamak yanlıştır. Kamu televizyonları ile özel televizyon kanalı arasında evrensel yayıncılık ilkeleri açısından fark yoktur. Bu farkı görmek için de TRT’ye değil BBC’ye bakmak gerekir. 

Özel televizyonlar da siyasi görüşlere dengeli biçimde yer vermek, cevap hakkına saygı göstermekle yükümlüdür.  Yayıncılığın ve tabii gazeteciliğin temel yükümlülüğü, insanların objektif bilgilenme hakkını gözetmek ve seçmenlerin partilerle ilgili karar verme sürecinin sağlıklı olabilmesi için katkı sunmaktır. 

Elbette evrensel yayıncılık ilkeleri dışında yayın yapan siyasi, ticari ya da sosyal başka misyonlar üstlenmiş televizyon kanalları da olabilir.  Ama bu misyonun önceden ilan edilmiş olması ya da o medya kuruluşunun yöneticileri tarafından açıklanmış olması gerekir.

Bildiğim kadarıyla Habertürk televizyonunun yöneticileri bugüne değin siyasi bir misyon yüklendiklerini açıklamadıkları gibi, HDP milletvekili ve yöneticilerini ekrana çıkarmayacaklarını ve bunun gerekçelerini açıklamadılar. Yayın politikasını açıklamak Habertürk’ün sunucularına düşmez."

Yazının devamını okumak için tıklayın