Ali Koç vizyonu

Ali Koç vizyonu

19 Aralık 2018 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Ersun Yanal'ın imza töreninde ilginç açıklamalar yapan Ali Koç'un özellikle FFP (Financial Fair-Play- Finansal Fair-Play) konusunda "kurallara riayet edemeyeceğiz" demesi sanki açık bir itiraf gibiydi. Neyin itirafı? Benim anladığım, yani Ali Koç diyor ki; UEFA'nın FFP konusunda bizden istediklerini yapmamız mümkün değil, o yüzden gelecek cezalara hazır olun...

Bu konuya geçmeden kısaca Ali Koç'un basın toplantısında söylediklerinin kısa özeti şöyle;

"Büyük bir camiayız, binlerce insan bu camiaya 33 bin küsur kongre üyesi, 9 branşta mücadele ediyoruz. Bu camiaya hizmet eden herkes ağzıyla kuş tutsa futbol hariç olunca değişmiyor. Basketbol, voleybol da başarılı olunsa bile futbol başarılı olmayınca bunlar göz ardı edilebiliyor.
Futbol dışında pek çok yeniliği getirmeye çalıştık. Kıymet ve fayda sağlayacağını düşündüğüm yenilikleri getirmeye çalıştık. Top çizgiyi geçmediği zaman ağzınızla kuş tutsanız bir şey değişmiyor. Size şunu da söyleyeyim. Günlük krizleri çözmek için vaktimizi odaklıyoruz. Bilmenizi isteriz ki, futbol için olumsuz tablo arkasında çok güzel işlere imzalar atılıyor."

Başkan bu konuda yerden göğe kadar haklı. Bu ülkenin öncelikli sporu futboldur ve taraftar her şeyden önce  futbolda başarı bekler. Eğer futbolda başarısızsan diğer branşlarda gelen başarılar 2 gün konuşulur, sonra unutulur.

Daha da ötesi 3 büyükler özelinde, şampiyon olamayan, rakiplerinin gerisinde kalan takımda ister futbolcu, ister hoca, isterse başkan olsun bir süre sonra gitmeye mahkumdur. Doğru veya yanlış, bu ülkenin futbol gerçekleri böyledir.

Comolli-Cocu-Koeman hamleleri başarısız olmuş ve iflas etmiştir. Bedel ödeyen şimdilik sadece Cocu ve Koeman'dır. Bir zamanlar hiç düşünülmeyen Ersun Yanal'a şimdi kurtarıcı gözüyle bakılması, futbolda yaşanan çaresizliğin bir sonucudur. 
Bu mudur Ali Koç vizyonu?

Devam edelim A.Koç'un açıklamalarına;

"Transferde gözümüzü karartacağız" sözü için Ali Koç; "FFP çerçevesinde bizim harcayabileceğimiz 11.9 milyon euro bütçemiz var, sadece bu da değil tabii. Planlamamız var, belirlediğimiz isimler var. Bunların bir kısmı satın alma, bir kısmı da kiralama. Biz daha önce de ifade ettiğim gibi, biz ağzımızla kuş tutsak FFP kurallarına riyat edemeyeceğiz, bu sezon 60 milyon euro kar elde etmemiz lazım, bu da mümkün değil. Bunu UEFA nasıl yorumlayacak?

31 Ocak'ta görüşmemiz lazım. FFP, Türk kulüpleri özelinde başarılı olamadı. UEFA'nın marka değeri için Türk futbolu için önemli. Gözümüzü karartmak ne demek? Belki de önümüzdeki yıl Avrupa'ya gitmektense şampiyon olacağımızı kadroyu kuracağız. Biz zaten şu anki mevcut durumda FFP'yi karşılayamıyoruz" dedi.

Benim anladığım önümüzdeki yıllarda Fenerbahçe"nin Avrupa kupalarına katılamayacağıdır. Bizzat Başkan'ın açıklamaları bu yöndedir. Nasıl olsa Avrupa'ya gidemeyeceğiz hiç olmazsa transfer yapalım, şampiyon olalım ve günü kurtaralım  mantığıdır. Göreve geldiği ilk günlerde "Biz bu göreve 1 yıldır hazırlanıyoruz" diyen Ali Koç'un şimdilerde  "Avrupa"ya gitmesek de olur" diyen bir başkana dönüşmesi de bir hayli ilginç...

Bu mudur Ali Koç vizyonu?

Şimdi biraz geriye gidelim, başkan seçildiği ilk günlerde, bir Genel kurul üyesinin, "Bu takım artık yan pas yapmasın" ve "Ersun Yanal'ı takımın başına getir büyük Başkan" sözlerine, "Siz daha benim vizyonumu ve projelerimi anlamadınız sanırım. Hep beraber geleceğiz o günlere" diye cevap veren Ali Koç'u bugünlere getiren en büyük neden, bence futbol takımın içinde bulunduğu açıklanamaz durumdur. Yani başkan, popülizme yenik düşmüştür.

Bu konuda tek bir soru sormak isterim: Diyelim Fenerbahçe şampiyon oldu, Galatasaray da ikinci. Ali Koç'un Avrupa"ya gidemeyen Fenerbahçe'si yerine Şampiyonlar Ligi'ne Galatasaray alınırsa Fenerbahçe taraftarı buna ne der acaba?

Bu mudur Ali Koç vizyonu?

Sporun her dalında, asıl hedef her zaman için uluslararası başarılardır. Ancak bu şekilde uluslararası marka olabilirsiniz. Yerel başarılar, uluslararası organizasyonlara katılmak için sadece bir araçtır. Dünyanın en tanınmış, en çok izlenen takımlarına bakın, hepsi uluslararası alanda kazandıkları başarılardan dolayı dünyanın her yerinde tanınır ve izlenirler.

Yoksa kendi liginde her sene şampiyon olsan ne olur Şampiyonlar Ligi'ne gidemedikten sonra...