Ali Koç bahane

Ali Koç bahane

26 Şubat 2020 Çarşamba  |   Mentor

Fenerbahçeliler, renktaşlarım içinde yaşadığımız durumu 3 Temmuz’la bağdaştırıyor bu doğru ama eksik. Çünkü 3 Temmuz’da kurgu da olsa, iftira da olsa bir dava vardı ve yapılanlar onun üzerinden yapılıyordu. Oysa bugün Fenerbahçeli olmaktan başka hiçbir suçumuz yok, yani açık bir ayrımcılık ve ırkçılığa uğruyoruz.

“Efendim Aziz Yıldırım”, “efendim Ali Koç”, “efendim Koç ailesi yoksa bizim Fenerbahçe ile işimiz yok..” argümanları bana inandırıcı gelmiyor değil, kesinlikle inandırıcı değil. Aziz Yıldırım Fenerbahçe başkanıyken ülkenin en kötü adamıydı şimdi hatırlayan yok. Şimdi de Ali Koç günah keçisi. Koç Ailesi ile bir sorununuz varsa, yanlış bir şey yaptılarsa Koç Holding İngiltere'de değil veya sahipleri Amerika'da yaşamıyor, Türkiye'deler, açarsın davayı gereğini yaparsın. Niye Fenerbahçe, niye Ali Koç başkan olmadan önce her Allah’ın günü gazete ve medyada hakarete uğramıyordu da şimdi uğruyor? Çünkü Ali Koç bahane, hedefte Fenerbahçe var. Niye var gerçekten bilmiyorum. 

Bunun temelinde politik bir neden olamaz, büyük takımların taraftar profili Türkiye'nin bir profili ile aynı, yani hepsinde AKP'li, CHP'li, MHP'li, İYİP'li ve HDP'li var. Herhangi bir politik fikrin buna temel olması mantıklı değil. Birinden dolayı bir spor kulübüne düşman olunacaksa Can Kıraç'ın durumu malum, bir şeyden dolayı bir spor kulübüne düşman olunacaksa bizzat hediye ettiğin stadın açılışında yuhalanmaktan kadar kötüsü yaşanmadı. Her camiada Fenerbahçe'deki kadar Atatürk hayranı vardır, hatta Galatasaray Liseliler bu konuda Fenerbahçe'den geri kalmaz ama niye Fenerbahçe bunu gerçekten anlamıyorum.

Ama öyle veya böyle bu ülkede net bir şekilde Fenerbahçe düşmanlığı var. Herhangi bir ülkede olsa mahkeme mahkeme sürünecek insanlar bu ülkede her gün Fenerbahçe'ye iftira ediyor, yalan söylüyor, hakaret ediyor, hiçbir şey olmuyor. Ülkenin iki büyük yayın grubu, hatta devletin televizyonu Fenerbahçe düşmanlığını yayın politikası haline getirmiş,  her şey normal karşılanıyor. Bunun normal tarafı yok, olmaz bu ırkçılık ve ayrımcılık.

Her toplumsal olayın olduğu gibi bunun da sonuçları var. Sadece Fenerbahçeli olduğu için ötekileştirilen bu insanların hiçbir şey hissetmediğini düşünmek gerçekle bağdaşmaz, İçinde yaşadığımız topluma olan bağlılığımızı sorgular hale geliyoruz. Her gün daha ağır şekilde yaşadığımız Fenerbahçe faşizmi bizi travmatik şekilde etkiliyor.

Böylesine bir ayrımcılığın sosyal sonuçları olur; ben sosyolog veya psikolog değilim ama yaşadığım duyguyu söylüyorum; bir Fenerbahçeli olarak bu ülke beni diğer vatandaşları ile eşit ve aynı görmüyor, bu duyguya ne kadar dayanılır bilmiyorum. Mesela böyle yoğun Fenerbahçe faşizmi yaşanan bir dönemde Milli Takım tepetaklak olmuştu. Şimdi de Türk futbolu yok oluyor keşke bu kadarla kalsa.

Çanakkale'de, İdlib'de PKK'ya karşı savaşırken şehit olan Fenerbahçeliler varken, Fenerbahçe'ye her gün küfür eden medya gruplarını, siyasi olarak yalnızlaştırılmasını,  her yerde ötekileştirilmesini bu insanlara nasıl anlatacaksınız, bu ülkenin parçası olmasını nasıl sağlayacaksınız?

"Yok böyle bir şey diyorsanız" daha kötü çünkü ben bir Fenerbahçeli olarak böyle hissediyorum. Öyle deplasmanlara giden statta uyuyan, tüm yaşamını Fenerbahçe'ye adamış bir insan falan da değilim. Sadece 3 Temmuz’daki ve sonrasındaki haksızlıkların canını yaktığı bir vatandaşım. Diplomaysa o da var ama ben bu ülkenin Fenerbahçeli olduğum için beni sevmediğini, hatta bana düşman olduğunu düşünüyorum. Benim gibi düşünen milyonlarca insan var ve öyle olmadığı halde böyle düşünmemize neden olan bir ortam varsa bu yine bizi yönetenlerin sorumluluğudur.

Sözü daha fazla uzatmanın anlamı yok, ülkede çok açık ve net bir Fenerbahçe faşizmi var. Bu ortamda bizim şampiyon olmamıza izin vermezler bırakın şampiyonluğu yarın bir gün sokaklarda Fenerbahçeli olduğu için saldırıya uğrayan insanlar olması şaşırtmaz. Olmadı mı? Otobüs kurşunlayan katiller hala serbest dolaşıyor. Belki Fenerbahçe forması giyenleri metroda, otobüste arkaya oturturlar, belki üniversite okumamıza izin vermezler, restoranlara giremeyiz vs.

Bu köşede defalarca Ersun Yanal ve Ali Koç eleştirisi yazmışımdır, çok hataları da vardır ama sahada adil rekabet olmayınca o hataların hiçbir anlamı kalmıyor.

Bir Fenerbahçe başkanını veya bir Fenerbahçe hocasını eleştirmek için önce adil rekabet ortamı olması gerekir.

- Soyunma odası duvarına el işareti çizip altını herkesin imzaladığı ve bu ahlaksızlığın resmi sitede yayınlandığı ve bu TFF kurallarına göre toplu olarak işlenen bu suç iken suça ilave eden herkes için en az 6 müsabakadan men cezası olması gerekirken PFDK'ya bile sevk etmezsen,

-TFF temsilcisi galibiyet videosu çekerse,

- Hakem taraflı bir yönetim gösterdiği maçtan sonra tarafını tuttuğu kişi ile selfie çeker, medya bunu 1 yıl saklarsa,

- Rakip kulüp başkanı sözleşmeye uymadığı halde araziyi hibe gibi bedavaya alıp "Şimdi aldığımız tutarın 4-5 katı eder" derse,

- “Seni sevmeyen ölsün” diye kulübün kurumsal hesaplarından açıklama yapanları görmezden gelir, “Seni de seni seveni de sevmiyoruz” yazana ırkçılık yaftası yapıştırılırsa,

- Tokat atan Belhanda'yı görmezden gelip Deniz Türüç'ü suçlu ilan edersen,

- Fenerbahçe-Galatasaray maçına Ahmet Ağaoğlu'nun tenis federasyonundan arkadaşını gözlemci verirsen,

- Jailson'a 8 Sörloth'a 1 maç ceza verirsen Deniz Türüç'e tokat atan Belhanda'yı görmezden gelirsen...

Sahada ve dışarıda adil rekabet olduğuna kimse inanmaz, ben inanmıyorum.

Ali Koç Başkan olunca sermaye naraları atan dangalak aydınlara da buradan bir uyarım olsun: Faşizmin rengi olmaz.