Aklıma takılan 5 soru

Aklıma takılan 5 soru

3 Ekim 2019 Perşembe  |   Mentor

Aslında bu konuda kısa bir flood yapmıştım ama yazmaya mecbur kaldım... 

3 Temmuz’u algılar ve sloganlar üzerinden değerlendiren asla detaya hakim olmamış, bilgi sahibi olmayan insanların ona sahip çıkması ve mücadeleden nemalanmaya çalışması midemi bulandırıyor. 

Umarım tekrar yazmak zorunda kalmam. 

3 Temmuz’un tek ve yegane kahramanı vardır, münferit Fenerbahçe taraftarı. Kendiliğinden binlercesi bir araya gelip köprüye Fetö kurşununa yürümüşlerdir.  

3 Temmuz’dan başkan, yönetici, futbolcu, teknik direktör kahraman çıkarmaya çalışmak ucuz ve acınası trol faaliyetidir. 

CAS'daki davayı çekme konusunda  imzası olmayan tek yönetici olduğu söylenen Ali Koç da buna dahildir. Çıkıp camiaya bunlar yanlış yapıyorlar demesini beklerdim. 

Şimdi neden böyle olduğunu yazayım: 

3 Temmuz’da rakip takımın Teknik Direktörü olan Fatih Terim'le top oynamış, tetikçi gazete Hürriyet'te yazar olmuş ve mahkemeden Fetö'ye istihbarat toplayan gazetecilerle  aynı sayfada yazı yazmıştır. “Şikeci Fenerbahçe” diye bağıran Konya tribünlerine dersini verip istifa etmemesi de başka bir kabul etmesi zor davranıştır. 

Fenerbahçe'nin parasını cebine atmak için her fırsatta kahraman rolüne soyunan, çoğu en az 2-3 sezon hak etmeden 6 sıfırlı eurolar almış, şampiyon olmuş teknik direktöre kumpas kuran futbolcuları bile affedebilirim ama aşağıdaki yapılanları asla affetmeyeceğim. 

1- CAS davası esnasında Fenerbahçe'nin Prof. Ulrich Haas'ı UEFA'nın ise Efraim Barak'ı atadığı söylendi. Barak Fenerbahçe'nin UEFA ve CAS'a emsal gösterdiği Porto kararının hakemi idi. Hakemler açıklanmadan taraflara bildiriliyor yani Fenerbahçe bunu biliyor olmalıydı, zaten medyada da yer aldı ve kulüp yalanlamadı. Ama CAS duruşmasında UEFA temsilcisi Rui Batico Santos diye adı sanı duyulmamış bir hakemdi. Böyle önemli davaya şike tecrübesi olmayan  bir hakemin üstelik çok tecrübeli bir hakemin yerine atanması Fenerbahçe kulübü tarafından hiç gündeme getirilmedi. Aynı şekilde heyet başkanı Manfred Man da şike yargılaması konusunda çok tecrübesizdi. Efraim Barak nereye kayboldu hiç öğrenemedik. Neden? 

2- Fenerbahçe'nin avukatının ünlü Bosman davasının Avukatı Jean Louis Dupont olacağı söylendi. Dupont Avrupa’da tanınan ünlü bir avukattı. Avukatımız olsa çok şey değişebilirdi, tüm Avrupa hikayemize ilgi duyardı ama onun yerine bir üniversite hocasını seçtik. Neden? 

3- Fenerbahçe'nin 112 yıllık tarihindeki en önemli dava için "hızlandırılmış yargılama" kabul edilerek bir haftaya sıkıştırıldı. Onca rezaletin bir haftada anlatılamayacağı açıktı. Neden? 

4-  İsviçre Federal Mahkemesi Fenerbahçe'nin bir çok talebini yapılan usül hataları nedeniyle reddetti, hukuk 1. sınıf öğrencisi yapmaz. Neden? 

5- Fenerbahçe UEFA'dan ceza aldı ama yöneticiler almadı, oysa UEFA kararı onlara da “şikeci” damgası yapıştırdı, açık bir yargısız infazdı, yöneticilerimiz buna rağmen İsviçre mahkemelerine başvurup hakkını aramadı. Neden? 

Ben bir Fenerbahçeli olarak bir hatanın çok ötesinde olan yukarıda anlatılanları yapanları asla affetmeyeceğim. Bunları yapanlara kahraman diyenleri Fenerbahçeli olarak görmeyeceğim.