Akıllar İdlib'de gözler Moskova’da

Akıllar İdlib'de gözler Moskova’da

5 Mart 2020 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında bugün yapılacak zirve, son yıllardaki en kritik ikili görüşme olacak. 

“Uçak krizi”nin geride kaldığı 2016 yılından bu yana hızla yakınlaşan ve önemli ortak projeler geliştiren Türkiye ile Rusya son haftalarda bir kez daha Suriye yüzünden karşı karşıya geldi. Silahlı rejim muhaliflerinin elindeki “son kale” olan İdlib’i ele geçirmek için Suriye ordu birliklerinin başlattığı saldırılar, bu saldırılara Moskova’nın onay vermesi, son olarak 36 Türk askerin şehit edilmesi Ankara’nın sert tepkisine yol açtı. 

Erdoğan’ın çarşamba günü dile getirdiği gibi, Türk tarafının beklentisi İdlib’de ateşkes ilan edilmesi ve Suriye ordusunun bölgedeki Türk gözlem noktalarının gerisine çekilmesi. Moskova’dan yapılan son açıklamada ise, Türkiye’nin İdlib’de uluslararası hukuku ilhal ettiği ileri sürüldü. 

İlk bakışta, tarafların şu ana kadar pozisyonlarında geri adım atmaması zirvede uzlaşma sağlanması önündeki en büyük engel görünüyor. 

Ancak, derin görüş ayrılıkları bulunsa da, yüksek tansiyonu sürdürmek iki ülkenin de, hatta Türkiye’nin kapsamlı bir saldırıya geçme riski nedeniyle belki Suriye’nin de işine gelmiyor. 

Türkiye’nin hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle bir Rus savaş uçağını düşürdüğü 24 Kasım 2015 tarihinden bu yana Ankara-Moskova ilişkileri hiç bu kadar gerilmemişti. 

Ancak, yakın geçmişte Türkiye ile Rusya aynı zamanda görüş ayrılıklarına rağmen birlikte çalışmayı da öğrendi. Bunun nedeni koşulların zorlaması sonucu iki ülkenin birbirlerine ihtiyaç duyması ve pragmatik davranabilmesi. 

Dolayısıyla, bugün yapılacak Rus-Türk zirvesinde kapsamlı bir uzlaşma beklemek gerçekçi görünmese de tarafların tansiyonu düşürecek adımlar atması sürpriz olmayacak.

Çünkü masada İdlib bulunsa da, zirveden çıkacak sonuç Türk-Rus ilişkilerinin geleceğini de doğrudan etkileyecek.