'Akıl sağlığımı sanatla koruyorum'

'Akıl sağlığımı sanatla koruyorum'

28 Ağustos 2020 Cuma  |   Serbest Kürsü

Adnan Genç, serbest gazeteci 

Yurt içi veya yurt dışında, yaşamlarını sürdüren ve korona nedeniyle; çalışmalarını kendi özgün koşullarında farklı alan ve süreçlerde sürdürmek durumunda kalan sanatçılarımızla konuşmayı düşündük, bu kez. Burada ve/veya oradaki eğitimlerini sormak da gerekiyordu. Kendi özgün çevrelerinde iyi biliniyor ve izleniyor olsalar da; hem de şimdi bu aralarda, herkes kendi önünü net olarak görmeye çalışıyor. İki yabancı bir ülkede yaşayan genç müzisyen arkadaşlarımıza sorularımız olacak, üç de ülkemizde çabalayan arkadaşlarımıza sorular soracağız… Bugün ise, dizi yazımıza son anda kattığımız; bütün ömrünce müzikle uğraşmış; derlemeler, besteler, kitaplar, albümler ve Üç Deniz Topluluğu üzerinden yüzlerce etkinlik yapmış bir konser topluluğunun şefi ve solisti Dr. Ferda Ereren ile konuşuyoruz…  

-Kısaca kendinizi tanıtmanızı istiyoruz, başlarken… Ülkemizde ve/veya yaşadığınız, bulunduğunuz ülkelerdeki eğitiminizden söz eder misiniz? Hangi okul veya atölyelerde ne eğitimi aldınız; ülke koşullarına göre, aldığınız eğitim sizce yeterli miydi; eğitiminizi yurt dışında sürdürdüyseniz; aldığınız sonuçlardan hoşnut musunuz? Ve bu bağlamda son bir ekleme daha yaparak, sorumu bitireyim: Acaba; amatör ya da profesyonelce yaptığınız çalışmalar; mesleğinizi ve işinizi ilerletmenizde katkı sağladı mı? 

-Ben aslında tıp fakültesi mezunuyum ve hekimlik yapıyorum. Konumuz müzik olduğu için müzik eğitimimden söz edeyim. Çocukluk ve gençlik yıllarımda önemli bir müzik eğitimim almadım. Lisede kendi kendime biraz bağlama çalardım. Üniversitede bir süre Mediko-Sosyal Merkezindeki koro ve bağlama çalışmalarına katıldım. Son sınıfta bir kaç ay Yavuz Top’un açtığı bağlama kursuna gittim ve biraz nota öğrendim. Bundan sonraki süreçte ağırlıkla kendi kendime çalıştım diyebilirim. Kısa bir süre Perihan Önder-Ridder ile temel armoni ve Prof. Dr. Güzin Gürel ile ses eğitimi çalıştım. Ancak şu andaki birikimimi çok büyük ölçüde kendi kendime edindim. Bu eğitimin yeterli olup olmadığı sorusuna gelince, insan öğrendikçe eksikliğini görüyor. Ben akademik bir eğitim almadım ancak bir anlamda (eşi Sevinç Ereren ile birlikte kurucusu olduğu) Üçdeniz Topluluğu’nda “yaparak öğrendim” diyebilirim. Yani bir yandan yeni bilgi ve beceriler edinirken, bir yandan bunları uygulama olanağı buldum. Zamanında, yani çocukluk ve gençlik yıllarımda akademik bir eğitim alabilmiş olsaydım süreç temelde aynı olmakla birlikte daha farklı olabilirdi diye düşünüyorum. 

-Korona kısıtlamaları nedeniyle çalışmalarınızı hangi boyuta taşıyarak sürdürdünüz? Burada veya oralarda konser, festival, albüm çalışmalarınız oldu mu?  

-Korona pandemisi olmasaydı şu günlerde UNESCO 2021 Yunus Emre yılı (ölümünün 700. yılı) nedeniyle yaşadığı yer olan Eskişehir’in Mihalıççık ilçesindeki etkinliklere ve hazırlık çalışmalarına katılacaktık. Bu yıl nedeniyle yayınlanacak 24 dilde bir Yunus Emre albümü için, 20’ ye yakın müziği olmayan Yunus Emre şiirine müzik yaptım ve bunlar üzerinde çalışmaya devam ediyorum. Yine pandeminin ilk günlerinde evde kaldığımız süre içinde, eşim Sevinç Ereren’ in yıllardır tamamlayamadığı çocuklar için Kolay Solfej kitabını bitirip yayınevine verdik. Sanırım yakın bir zamanda yayınlanacak. Ayrıca aktif hekimliğe devam ettiğim için kalan zamanlarda, bir süredir ilgimi çeken yaylı bağlama üzerinde çalışıyorum ve pandemi geçerse ilk konserimde yaylı bağlama eşlikli türküler söylemeyi düşünüyorum. Bu arada, Üçdeniz Topluluğu ile yapmayı planladığımız tüm etkinlikler ileri tarihlere kaldı... 

-Yaptığınız işler sizi yeterince hoşnut kılıyor mu; devamında neler yapmayı tasarlıyorsunuz? Lütfen yakın vadedeki olası gelişmeleriniz üzerinde durmaya çalışın…  
 

Ferda Ereren

 

-Bu günlerde daha çok kişisel çalışma yapma olanağı bulduğum için belli bir memnuniyetten söz edebilirim ancak genel ortam ve toplumsal gidişat her şeyi olumsuz etkiliyor. İleriyi görememe, ekonomik ve sosyal olarak güvensiz ortam... Yapmayı planladığım albüm ve başka projeler var ama bunların gerçekleşmesini dışımızdaki süreç belirleyecek. 

-Elbette ki yaşadıklarınıza ilişkin sosyo politik değerlendirmeler de yapmak istiyorsanız, bunu okuyucularımız büyük bir hoşnutlukla öğrenmek isteyecektir. Deneyim ve paylaşmak, sahici ve kalıcı değerler yaratabilen bir etmendir… 

-Yaşadığımız dünya ve ülkenin nasıl bir çıkmaza doğru sürüklendiğini hep birlikte görüyoruz. Ben kendi adıma söyleyeyim, akıl sağlığımı ancak az ya da çok sanatsal üretimle korumaya çalışıyorum. Şunu daha iyi anladım ki; bazı şeyleri ‘ortam’a rağmen, ‘ortam’ın oluşmasını beklemeden yapmak, en azından hayal etmek gerekiyor.

1. bölümü okumak için tıklayın

2. bölümü okumak için tıklayın

3. bölümü okumak için tıklayın

4. bölümü okumak için tıklayın