Aile boyu hakemlik

Aile boyu hakemlik

25 Eylül 2019 Çarşamba  |   Mentor

Sanırım Türkiye'de en çürümüş iki kurum medya ve hakemlik kurumu...

Tam 16 tane "babasının oğlu" hakem var, düşünebiliyor musunuz, 1 değil 2 değil 3 değil tam 16 böyle hakem var. Yazmıyorum çünkü isimleri her yerde var sağır sultan bile biliyor ama çok merak edenler için bir link koyuyorum yazının sonuna.  

Normal liyakata göre işleyen bir sistemde böyle bir şey olması mümkün olmaz veya bir iki tane olur, 16 tane olmaz çünkü ahbab çavuş ilişkileri, torpil ve akrabalık ilişkileri ile yönetilmeyen bir kurumda  babaların oğullarına kurumun itibarını korumak için daha yüksek standartlar uygulanır. Bu durumun dünyada bir eşi daha olduğunu sanmıyorum. 

Ama biz de öyle olmadığı çok açık, babadan oğla miras yoluyla geçen bir sistemin adil ve dürüst olduğunu iddia etmek için insanların aklını kaçırmış olması gerekir. 16 tane babasının oğlu hakem olan yerde dibine kadar kayırma ve torpil vardır. Kim güçlü ise onun sözü geçer dürüstlükten bahsedilemez. 

Zaten bahsedilemeyeceğini görüyoruz. Emekli hakemler yorumcu olduklarında o kadar taraf olup yorum yapıyorlar ki, zamanında çaldıkları düdüklerin adil olduğuna kimse inanmaz ama şampiyonlukların hakemlerle el değiştirdiğini söylemek için yeterince hakem eskisi görüyoruz.  

Nasıl bir MHK başkanı kendini hem yargıç hem hakim yerine koyup devam eden bir süreci etkilemek için bir gazeteye açıklama yapar ki; ya art niyetlidir ya da en iyi ihtimalle eğitimsiz ve yetersiz, yoksa MHK başkanı kamuoyu önünde taraf olmaz. Hakemlik yapan birinin bunu bilmesi gerekir. Yetkili kurullar karar verecek ve sen de fikrini söyleyeceksin, neden süreci etkilemek için medyayı kullanıyorsun? Bunun adı taraf olmaktır veya bu kadarını bile bilecek yetkinlikten uzak olmaktır, ikisi de süreç yetkili kurullarda görüşülmeden istifa etmeyi gerektirir ama Türk futbolunda öyle saygınlığa sahip bir kurum ve ilkeleri bulmanız çok zor hele hakemlikte hiç yok.

Hele bir taç komedisi var ki sahada hakem diye bir şey olmadığını talimatla maç yönetildiğini kanıtlıyor. Btc Malatyaspor- Galatasaray maçında Arda Kardeşler tekrar ettirdi el değiştirtti, değiştirtmedi falan iş çorba oldu ama en komiği Beşiktaş-Başakşehir maçında Suat Arslanboğa'nın yaptığı idi; sırf tacı tekrarlatmak için tacı tekrarlattı ve tekrarlattığı taç aynı takım tarafından aynı yerden kullanıldı. Adeta talimat yerine gelsin de nereden kullanıldığı önemli değil tekrarı idi. Amaç tacın kurallara göre atılması değil tekrar edip el değiştirmemesi idi ki Fenerbahçe'nin tekrar başvurusu rededilsin diye çaba gösterilmiş olsun.

MHK Başkanı açık açık taraf olunca bunların talimatla yapıldığını düşünmek için yeterli şüphe var. Bildiğiniz gibi spor hukuku delille değil şüphe ile de karar verebiliyor.

Avrupa'da maç yöneten hakemlerimiz konusuna ise hiç girmeyelim, eğer gireceksek önce TFF, UEFA hakem komitesinde görev yapan karar vericilere kaç para danışmanlık ücreti ödediğini veya UEFA hakem komitesi üyesinin dişlerini yapan hakemleri açıklasın. 

Neresinden çeksen elinde kalıyor, eskisi yenisi, üyesi başkanı faal hakemi hepsi kötü durumda. Türk futbolunun temizlenmesi için sistemde geçmişten gelen bir kişinin bile olmaması gerekir. Hepsini kovup sıfırdan iyi eğitimli insanlar alıp yetiştireceksin.

Şimdi çok ciddi işe alım teknikleri var, baskı altında karar verme, sorumluluk alma, kararlılık hepsini ölçüyorlar. Tamamen yeni bir hakem kuşağı yaratılmalı, o zamana kadar da yabancı hakem dışında çare yok.

 http://blog.milliyet.com.tr/baba-ogul-hakemler/Blog/?BlogNo=287668