Ağaoğlu'nun kitaplarından alıntılar

Ağaoğlu'nun kitaplarından alıntılar

14 Temmuz 2020 Salı  |   Günlük

- İnsanlar birbirlerinin hayatını yıllarca işgal ettiklerinde, orada neredeyse kök saldıklarında bile selamsız sabahsız, hiçbir açıklama yapmadan çıkıp gidebiliyorlar. Sizse henüz eşikte bile değilsiniz. Henüz kısa bir tanışıklık. 

+ Fakat onlar eskimiş insanlar!

(Hayır)

Zaman, sen ne büyük öğretmensin, ah saygıdeğer zaman, sen ne büyük bir bilgesin! Gaddar bir bilgesin ama. Acımasız. 

(Bir Düğün Gecesi)

... Ama şuramda bir bulantı. Gitmiyor, geçmiyor. İnsanlar arasında durmadan mikrop gibi yayılan bir hastalığın bulantısı bu. Kuşku ve güvensizlik. Bunları böyle böyle düşünmek zorunda kalışım... Yoklaya yoklaya yaklaşmak herkese. Şu anlamda ya da bu anlamda... Adımları hesaplı atmak. Yürekleri hesaplı açmak. Açık olamamak. Her gün biraz daha kapanmak. Her gün biraz daha köstebekleşmek, tilkileşmek, böcekleşmek... 

(Dar Zamanlar)

...Hani susarsa dünyanın sonu geliverecekmiş, konuşursa bir şey sanki hep ayakta duracakmış gibi aralıksız...

(Ölmeye Yatmak)

Acaba hiç kendim olmuş muydum? Hiç kendimiz olduk mu? Görevlerin birlikte götürülmediği bir yerim oldu mu hiç? 

(Ölmeye Yatmak)

Gül bakayım kız, gül. Sen gülünce ay, güneş, toprak deniz de gülecek mi bakalım! 

(Ölmeye Yatmak)

İntihar etmeyeceksek içelim bari! 

(Bir Düğün Gecesi)

Yoluma ışık tutan her şey nerdeyse, ben de ordayım! 

(Ölmeye Yatmak)

Birbirlerimizden nice hüzünler gizliyoruz... 

(Yüksek Gerilim) 

Halka halka açılan bir dalganın herhangi bir halkasında olmak. Oysa ben, en son halkanın dışına doğru kayıyorum. Durmadan kayıyorum. Yürüyerek, çevremle gizli ilişkiler kurarak, yeni semt adları öğrenerek, yeni yüzler görerek ve her ilişkiden biraz daha az algılanmış çıkarak gittikçe geciken, gittikçe yorucu olan, gittikçe hiç dışına çıkamayacakmış gibi olan, gittikçe hiç geri de dönülemeyecekmiş gibi olan ağır bir kayış. 

(Ölmeye Yatmak)

Yok aman yok. Duygulu falan değilim. Bencilim bencil! Defolsunlar başımdan!

(Bir Düğün Gecesi)
 

Ortak yol: Baskıya, zulme, şiddete karşı elinin emeği alnının teriyle daha temiz bir yarının yolu. 

(Dert Dinleme Uzmanı)
 

"Özür dilerim, öyle ya, siz belki acıyı seversiniz..." 

Çok üşümüş bir ses bu. 

(Ruh Üşümesi)

Hayatla piştiği gibi kitapla da pişmeli insan. 

(Bir Düğün Gecesi)

Ankara Ankara Güzel Ankara

(Ölmeye Yatmak)

(1000kitap.com)