ADD seçimini yapmalı

ADD seçimini yapmalı

6 Aralık 2018 Perşembe  |   Mentor

Atatürk dünyanın gördüğü sayılı liderlerden, büyük Türk milliyetçisi, Osmanlı'nın ümmet kimliği yerine Türk kimliğini koyarak modern bir toplum yaratan lider.

Aynı zamanda sanayi devrimi sonrası emperyalizmin diğer ülkelerin kaynaklarını sömürerek kendi ülkesine refah taşıdığı köleleştirilmiş ulusların umudu, emperyalizmin  yükselen solu engelleyip kendi ülkesine refah taşımak için kullandığı "sömürgeciliğe" ilk darbeyi vuran bir devrimci. 20. yüzyılın Fatih Sultan Mehmet'i  (Atatürk'ten sonra tüm dünya değişmiş ve onun başlattığı süreç sonucu silah zoruyla sömürgeleştirme tarihe karışmıştır)

Sağdan baktığınızda da soldan baktığınızda da rahatlıkla görebileceğiniz bir liderdir Atatürk, tek ideolojisi Türk toplumunu mutlu yaşatmaktır.

Atatürk'ün tartışılmasına karşı değilim, putlaştırılmasının en çok Atatürk'e zarar verdiğini düşünen biriyim ancak yukarıda saydığım iki unsur onu Türk milleti ve dünya için eşsiz bir lider yapmaya yeter.

Elbette böyle bir liderin toplumda saygınlık yaratması ve onun adını yaşatmak isteyen insanların ona sahip çıkması ve örgütlenmesi kaçınılmazdır.

Ülkemizde de böyle sivil toplum örgütleri var, bunlardan biri de Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD); en azından ben öyle olduğunu sanıyordum ama yanılmışım...

Atatürk'ün en büyük düşmanı yobazlık ve karanlıktır, dindar insanlarla sorunu olmamıştır ancak maalesef onun ölümünden sonra onun hiç istemediği bir şekilde "diplomalı seçkinci yobazlık" almış başını yürümüş, halkı yok saymış ve kendilerini her şeyin sahibi görerek Atatürk'e ve onun mirasına büyük zarar  vermişlerdir.

Kuşkusuz dinci yobazlığın son yıllarda gördüğü en büyük örnek Fetö'dür, bu örgüt dini istismar ederek o kadar büyük güce kavuşmuştur ki, sivil insanlarımızı katletmiş, seçilmiş hükümetimizi yok etmeye kalkmıştır ama yobaz her yerde yobazdır ve yollarının kesişmesi kaçınılmazdır.

Öyle de oldu... Güya Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Atatürk'ün en büyük düşmanı olan Fetö suç örgütünün 3 Temmuz kumpasına sahip çıktı; tek amacı vardı Fenerbahçelileri ötekileştirmek, küçük düşürmek. Bırakın Atatürk düşmanı Fetö suç örgütünün kumpasına sahip çıkmayı, ADD Başkanı'nın bir camiayı toptan öteki ilan edecek bir düşünce yapısına sahip olması bile Atatürkçü düşünce adına utanç vericidir.

Egenekon Davası üzerinden Fenerbahçe'yi hedef gösteren bu yobaz kafaya en büyük cevabı Ergenekon ve Balyoz'da yargılananlar ve o kapsamda hapse atılan Genelkurmay Başkanı vermişti oysa.

Balyoz mağduru Semih Çetin, "Fetö sarı-lacivert duvara çarptı" demişti. 

Fetö tarafından hapse atılan eski Genelkurmay Başkanı İlker Bağbuğ, "Fenerbahçe tarihi direniş gösterdi" demişti.

Emekli Orgeneral Balyoz mağduru Ergin Saygun'un kızı konuşuyor;

"Ergenekon, Balyoz kumpaslarında Fenerbahçeli yöneticiler biz istemeden bize ulaştılar. Balyoz'un başarılı çocukları diye rencide etmeden çocuklara burs verdiler. Aileler bilsin istenmedi. O Fenerbahçeli yöneticilerin isimleri bende saklı, hepsinin ellerinden öpüyorum."

ADD Başkanı gibi düşüneneler de vardı, Ergenekon ve Balyoz kumpasının mimarı Fetö paçavrası Taraf gazetesi başlık atıyordu;

"Ergenekon Fenerbahçe'de."

ADD faşist bir tavır sergilemiş ve sırf Fenerbahçeli olduğumuz için hepimizi kırmak, yaralamak istemişti, bu tavrı o kadar ileri düzeyde faşist içerik taşıyordu ki, Atatürk düşmanı Fetö'ye sahip çıkmakta sakınca görmedi.

Gördüğünüz gibi; ADD Başkanı, Atatürk düşmanı Fetö ile aynı yerde ve Balyoz-Ergenekon mağduru subaylarımız ve ailelerini yalan söylemekle itham ediyor.

Şimdi Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerinin önünde iki yol var: Ya Atatürk'ün en büyük düşmanı olan Fetö ve yobazlarla aynı çizgide duran birinin arkasında saf tutacaklar ya da Atatürk'ün adını ve mirasını korumak için başkanlarını değiştirecekler. Üçüncü bir yol yok. Görelim Atatürkçü düşünceye mi inanıyorsunuz, yoksa onun adından bir kalkan olarak mı yararlanıyorsunuz...

Fotoğraf: Mustafa Kemal Atatürk'ün 3 Mayıs 1918'te Fenerbahçe Kulübü'nü ziyareti ve ziyaret anısına çıkarılan tişört.