Acı, iyiliğe dönüşürse

Acı, iyiliğe dönüşürse

15 Aralık 2018 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Önce bir baş ağrısı... Dur bir doktora gidelim... Allah allah neler oluyor?... Bir MR mı çektirelim?... 

"Bu da nereden çıktı şimdi?" bile diyemeden, ne olup bittiğini sindiremeden, Ogan, 9 Ağustos 2014'te, 27 yaşında 'pat' diye öldü. 

Hafif hafif serpiştirerek gelmedi kar; annesi Zeynep Abla'nın üzerine çığ düştü. 

Ölümünden 10 gün sonra Zeynep ve eşi Mustafa'ya yaşadıkları Ankara dar geldi. İçlerindeki dünyanın o en konsantre acısı, değil Ankara'ya dünyaya sığamama hissini getirdi.

Bindiler arabaya, Ogan'ın çok sevdiği yazlıklarının olduğu Ayvalık'a doğru düştüler yola.

Önce evin bahçesini ekip biçtiler, rengarenk çiçeklerle cennete çevirdiler. Sonra da bahçeye "Ogan'ın Dünyası" adını verdiler. 

3 ay sonra Ogan'ın ilk Ogan'sız doğum gününe (18 Kasım) bir hafta kala, Zeynep Abla'nın telefonu çaldı:

"Zeynep teyze, haftaya doğum günü olacaktı ya... Biz arkadaşları olarak aramızda para toplayıp mama alacağız, Ogan'ın Ankara'da gönüllü olarak çalıştığı hayvan barınaklarına bağış yapacağız. Böyle bir hediye Ogan'ı çok sevindirirdi diye düşündük..."

Zeynep Abla o sırada eşiyle arabada. Duydukları onu çok mutu etmişken, telefonu kapattığı anda gözüne bir levha ilişiyor: Ayvalık Köpek Bakım Çiftliği.

Kır diyor direksiyonu eşine. Şu barınağa bir bakalım.

Ogan, çocukluğundan beri hayvanseverlerin en önde gideni. Zaten sırf bu yüzden veterinerlik fakültesi bitirmiş, kendisini sokaktaki hayvanları kurtarmaya adamış biri.

Ama Zeynep Abla o gün hayatında ilk kez bir barınağı ziyaret ediyor. Ve gördükleri onu fena halde üzüyor. 100'lerce yarı aç, yarı tok sadece ekmekle beslenen, başlarında tek bir veterinerin bile olmadığı perişan köpekler...

Madem arkadaşları Ankara'da mama bağışı yaptı. O zaman biz de buraya mama bağışlayalım. Hatta Facebook'tan arkadaşlarımıza da duyuralım...

Zeynep Abla'nın çağrısı sayesinde aynı gün 21 büyük paket mama alıp barınağa geri dönüyorlar. Günler içinde geri dönüş o kadar inanılmaz boyutlara ulaşıyor ki kasada yavaş yavaş para birikmeye başlıyor. Ve böylece bir hayvan hastanesi yaptırma fikri oluşuyor.

Kuzenleri ODTÜ'lü mimar Lütfi hemen projeyi çiziyor. Hesap kitap yapıyorlar. Maliyet kabaca 70 bin TL. civarında. Tabii böyle bir para yok kasada.

Mustafa Abi diyor ki, "Ya Zeynepçim, hayatta herşeyimizi krediyle almadık mı? Yine kredi çekeriz ve deriz ki, Ogan'ın düğününü yaptık."

İşte böyle işe koyulmuşlar. Sonrası masal gibi. Tam 232 kişi destek olmuş bu fikre. Herkes elinden geldiğince yardımda bulunmuş. Ve 8 Mayıs 2015'te Ayvalık Belediyesi Ogan Cemal Can Hayvan Tedavi Merkezi'nin açılışı yapılmış.

Başından beri hikayeye destek olan Belediye Başkanı Gencer de Ayvalık'ta bir de Veteriner İşleri Müdürlüğü kurdurmuş. Ve şimdi orada görev yapan veteriner de Ogan'ın bir sınıf arkadaşıymış.

Merkez kurulduğundan bu yana 3.500'ün üzerinde hayvan kısırlaştırılmış. Yüzlerce hayvan tedavi edilmiş.

Şimdi mesela ara Zeynep Abla'yı ya pandalı şapka örüyordur ya da turşu kurup nar ekşisi yapıyordur. Aç ve hasta hayvan kalmasın diye, Ayvalık'taki gönüllülerle birlikte düzenledikleri kermeslerde satmak üzere. 

Zeynep Demir Can ve eşi Mustafa Can, bir daha Ankara'ya dönmediler. Hayvanlara sahip çıkmak için Ayvalık'a yerleştiler. 

Ve Ogan'ın bu yılkı 31. doğum gününde, Zeynep Abla şöyle dedi bize:

"O gün o bakımsız barınağa ilk kez girdiğimde, acaba Ogan hayatta olsaydı şimdi ne yapardı diye sormasaydım kendime, içinde yaşadığım o tarifsiz evlat acısından nasıl çıkardım bilmiyorum.

Ogan yaşasaydı ne yapardı?  

Bugün o hastanede kurtulan her can, Ogan'a rahmet olarak geri dönüyor. Ve işte bunu bilmek bana ve babasına huzur ve dayanma gücü veriyor."

Teşekkürler Zeynep Abla.

Acıdan iyilik çıkarttın, yarandan rengarenk güzellik çiçekleri.

Üzerine ne söylesek, boş değil mi?

Not: Bu yazım ilk olarak hurriyet.com.tr'de yayınlanmıştır.