ABD'yi 'tedirgin' eden zirve

ABD'yi 'tedirgin' eden zirve

8 Nisan 2019 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında Moskova'da yapılan zirvede özellikle Rus tarafından ABD'yi tedirgin edebilecek yeni mesajlar verildi.

İki saat 15 dakika süren Putin-Erdoğan görüşmesinde beklendiği gibi ağırlıklı olarak, Suriye'deki son gelişmeler, Türk Akımı Doğal Gaz Projesi ile Akkuyu'da yapılacak Türkiye'nin ilk nükleer santralinin durumu, ekonomik konular ve savunma alanındaki iş birliği ele alındı. 

Zirvenin herhalde en çarpıcı açıklaması Putin'in, "Türkiye'ye S-400 hava savunma sistemi sevkiyatı anlaşmasının gerçekleştirip tamamlanması, ikili ilişkilerdeki önceliğimiz. Türkiye ile gündemimizde, bu ülkeye başka modern Rusya yapımı askeri ürünler sevk etme projelerimiz de var" sözleri oldu.

Rusya lideri her ne kadar "başka modern Rusya yapımı askeri ürünler" ifadesine açıklık getirmese de, S-400 füzelerinin Türkiye'ye satışı nedeniyle zaten tedirgin olan ABD'nin rahatsızlığının bu son açıklamayla daha da artacağını tahmin etmek zor değil. Üstelik Putin, düzenlenen ortak basın toplantısında da, "ABD'nin damarına basmak istercesine", Türkiye ile askeri işbirliği konusuna bir kaç kez değindi. Rusya lideri, görüşmelerde yüksek askeri teknolojide ortak üretim konusunun gündeme geldiğini açıkladı ama ayrıntıya girmedi.

Yine basın toplantısında bir Rus gazeteci, ABD'yi kastederek Türk Akımı ve S-400'ler gibi konuların üçüncü ülkeleri rahatsız edip etmediği konusunda iki liderin görüşünü sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu soruyu şöyle yanıtladı:

"Hiçbir ülkenin egemenlik hakkımız üzerinden tasarruf etmesine izin vermeyiz. Üçüncü taraflar bir adım atarken bize soruyor mu? Biz de önce kendi içimizde konuyu istişare ediyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Bu enerjide de böyle, savunmada da böyle. Biz S-400 konusunda yol haritamızı zaten çizmişiz, bu saatten sonra bize 'vazgeç' diyenler, tavsiyede bulunanlar demek ki bizi tanımıyorlar. Biz sözleşmeyi yaptıysak, o iş bitmiştir. Bu, bizim egemenlik hakkımızdır ve kendi tasarrufumuzdur."  

Ankara'nın Patriot füzelerini alma talebine önce olumsuz yanıt veren Washington, Türkiye'nin Rus füzelerini alma konusundaki kararlılığından sonra tutum değiştirmeye başlamıştı. ABD, S-400 füzelerinin alınması halinde F-35 savaş uçaklarının verilmeyeceğini, Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılacağını ve yaptırımlar uygulayacağını söyleyerek baskı yapmaya çalışıyor.

Böyle bir dönemde Putin'in hem S-400'lerin sevkiyatının tamamlanacağına özellikle vurgu yapması hem de bir kaç kez yeni silah satışlarından söz etmesi, Erdoğan'ın da daha önceki açıklamalarını uluslararası kamuoyunun önünde bir kez daha teyit etmesi ABD açısından "kâbus senaryosu" niteliğinde. Daha önce Erdoğan, S-400'lerle ilgili ilk teslimatın temmuz ayında, yani yaklaşık dört ay sonra yapılacağını açıklamıştı.

Görüşme öncesinde Rusya açısından asıl önemli konunun İdlib olacağı düşünülüyordu. Putin, basın toplantısında Türkiye ile ortak yürütülen çalışmanın istenilen hızda gitmediğini belirtmekle birlikte bu durumdan bir sorun olarak söz etmedi. Rusya liderinin bu tutumundan, ABD'ye de mesaj veren Türkiye ile askeri iş birliği konusunu şu anda daha çok önemsediği ve bunun hatırına İdlib'teki sorunu büyütmekten kaçındığı yorumu yapılabilir.

Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı