ABD'de neler oluyor?

ABD'de neler oluyor?

1 Haziran 2020 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

İlhan İlmenöz

ABD'de siyahi George Floyd'un polis tarafından öldürülmesi ile başlayan olaylar birçok kente yayılmış durumda. Ülke adeta yangın yeri haline geldi. Büyük alışveriş merkezleri, kuyumcular ve lüks mağazalar  yağmalanıyor, kamu binaları ve polis arabaları yakılıyor, polisle çatışılıyor. 

Genellikle Orta Doğu'da görmeye alışık olduğumuz manzaralar başta Los Angeles olmak üzere birçok ABD kentinde görülmeye başladı. Toplumsal şiddet ve cinnet hali giderek artıyor. 

Los Angeles belki ülkenin en zengin şehirlerinden ama aynı zamanda en fazla evsiz ve aç insan olan kentlerinden biri. Los Angeles'ta eylemciler, mücevher mağazalarını yağmaladı, çok sayıda polis aracı ateşe verildi. Bazı protestocular ise yakaladıkları polisleri linç etmeye kalkıştı. 

Los Angeles, Detroit, Atlanta, Philadelphia başta olmak üzere 16 eyaletteki 25 şehirde gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 

George Floyd'un öldürüldüğü Minnesota eyaletinde dinmek bilmeyen gösterilerin ardından Ulusal Muhafızların tamamı, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez göreve çağrıldı. Ayrıca Minnesota dışında Ohio, Georgia, Colorado, Wisconsin, Kentucky, Teksas, Utah, Washington olmak üzere toplam 9 eyalette Ulusal Muhafızlar görevlendirildi. 

Konuya ilişkin Twitter'dan açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, "Minneapolis'te Demokrat Belediye Başkanı'nın yapamadığını yapmak için Ulusal Muhafızlar görevlendirildi. Hasarın oluşmaması ve polis merkezinin ele geçirilmemesi için bunun iki gün önce yapılması gerekiyordu. Ulusal Muhafızlar harika iş çıkarıyor. Oyun yok!" diyerek suçu Demokratlara ve belediye başkanına attı. 

 

George Floyd

 

Şimdi gelelim olayların ardında yatan gerçeklere...

Bu olayları bir siyahinin polis tarafından öldürülmesi üzerine başlayan sadece siyah-beyaz çatışması olarak görmek yanlış olur. Ülke ekonomisinin durumu iyi değil. Pandemi süreci ile her şey daha da kötüye gitmeye başladı. Yaklaşık 40 milyon işsiz ve umutsuz insan var. Amerikan toplumu geleceğe dair karamsar. 

Trump döneminde işler daha da kötüye gitmeye başladı. Büyük olasılıkla Trump önümüzdeki seçimi kaybedecek gibiydi. Ancak bu olaylar seçim sonucunu  nasıl değiştirir hep birlikte göreceğiz. Olayların boyutunun artması ve kutuplaşmanın giderek hızlanması Trump'ın işine yarar. Hayali düşmanlar yaratarak yetkilerini arttırmak isteyen Trump için son olaylar bir fırsat dahi olabilir.  

Son zamanlarda  Demokratlardan Çin'e, Dünya Sağlık Örgütünden Twitter'a kadar neredeyse herkese  savaş açan Trump bu durumu da lehine çevirmek isteyecektir.  

Ancak ABD'de asıl sorun siyah-beyaz kutuplaşması ve ırkçılık değil, giderek artan işsizlik, sağlık politikalarının yetersizliği ve ekonominin içinde bulunduğu durumdur. Koronavirüs pandemisi ve virüsün ülkede yarattığı tahribat da bunların tuzu biberi oldu. 

İçinde bulunduğumuz teknoloji ve sosyal iletişim çağında artık her şey gözler önünde yaşanıyor, farklı coğrafyalarda da olsa büyük kitleler birbirinin ne yaptığından anında haberdar oluyor. Bilgiye ulaşmanın kolay ve etkileşimin bu kadar hızlı olduğu bir dünyada kitleleri baskı altına almak artık mümkün değil. Bir süre engelleseniz bile toplumsal rahatsızlıkları ve talepleri uzun süre görmezden gelemezsiniz. 

Pandemi sonrası dünyada artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, bunu sanırım herkes kabul ediyor. Bence ABD de yeni dünya düzeninden  en çok etkilenecek ülkelerin başında gelecek. Belki fiziken değil ama ruhen bölünmüş bir Amerika'ya doğru gidiş var. Bundan sonra toplumsal birlik ve beraberlik onlar için çok zor. Sınıflar arası ekonomik uçurum giderek büyüyor. Polisin bir siyahiyi öldürmesi gibi bazı tekil olaylar, toplumsal olayların patlaması  için bir kıvılcım oluyor. 

Yıllarca dünyanın farklı bölgelerini karıştıran, ülkelerin içişlerine burnunu sokan ABD şu anda kendi iç sorunları ile baş edemiyor. İlahi adalet mi dersiniz, yoksa yeni dünya düzeni  burada mı başlayacak dersiniz bilemem. ABD'de gelişen son olaylara belki bazılarınız  "etme bulma" dünyası da diyebilir. Ama gerçek olan bir şey varsa o da Hollywood filmlerinin o özenilesi Amerikası artık olmayacak.