'ABD gövde gösterisi yapıyor'

'ABD gövde gösterisi yapıyor'

14 Şubat 2019 Perşembe  |   Günlük

ABD ve Polonya tarafından gerçekleştirilen Ortadoğu'da ‘barış ve güvenlik' konulu Ortadoğu Zirvesi, Polonya'nın Varşova kentinde başladı. 

Yaklaşık 80 ülkenin davet edildiği konferansa katılan ülke sayısı da, ülkelerin katılım düzeyi de son derece düşük kaldı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin iki daimi üyesi Rusya ve Çin'in bu zirveye katılmayacağı zaten Moskova ve Pekin'den haftalar önce gelen açıklamalar doğrultusunda belliydi. Ancak yalnızca Rusya ve Çin değil, Lübnan, Filistin ve Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Federica Mogherini de zirveye katılmayacağını açıkladı. Ayrıca çok sayıda Avrupa ülkesi gibi Türkiye de, zirveye bakan düzeyinde bir katılım göstermeyerek Varşova Büyükelçisi Tahsin Tunç Üğdül aracılığıyla izleyecek. Peki, ABD, Ortadoğu'da barış temalı bir zirveyi neden Polonya'da gerçekleştiriyor? Düşük katılım gösterilen bu zirveden bir netice alınabilir mi? Sputnik'in bu sorularına Medya Günlüğü yazarı-analist Aydın Sezer yanıt verdi. 

Aydın Sezer'e göre, ABD'nin bu konferansı, Ortadoğu'da aktif bir ülke olmayan Polonya'da düzenlemesi, ancak Washington'ın mesaj kaygısıyla açıklanabilir. Sezer, Polonya'nın Ortadoğu politikalarında aktif olmayan ve İran'la 1500'lü yıllara kadar tarihi derinliği olan, özel ilişkilere sahip bir ülke olduğunu hatırlatıyor: 

"Bence Polonya ve Ortadoğu kelimelerinin yan yana gelmesinin asıl amacı, ABD'nin AB içerisinde nükleer anlaşma ve İran yaptırımlarıyla ilgili olarak, Fransa ve Almanya gibi muhalif seslere yönelik mesaj verme isteği. Toplantının yerinin ABD politikalarının İngiltere'den sonraki en sadık destekçisi olan ve anti-balistik füze savunma sistemlerinin de konuşlandırıldığı Polonya olarak seçilmesinin, Rusya'ya da mesaj olduğunu düşünüyorum. Bunu ABD'nin Ortadoğu'da giderek kamplaştırmaya çalıştığı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, İsrail ekseninde bir politika geliştirerek bölgede eski gücünü, imajını tekrar kazanmaya yönelik çabalar çerçevesinde bir faaliyet olarak da görebiliriz. Çünkü Rusya'nın da Ortadoğu'da özellikle Suriye bağlamında olmak üzere diğer ülkelerle de gittikçe gelişen ilişkileri var. Ancak bu zirve, netice doğurmaktan uzak ve ABD'nin gövde gösterisi niteliğinde. Bunun anlamlı olup olmadığı ise tartışılır." 

Ortadoğu'daki ilişkilerin gidişatının tek başına ABD'nin inisiyatifinde olmadığına işaret eden Sezer "Arap Ligi ile Esad yakınlaşmasının temelleri atılırken diğer tarafta ABD bu girişimde kendi başına bir inisiyatif yürütmüyor. Dolayısıyla Rusya'nın da Arap Ligi'yle ilişkileri son derece iyi ve Rusya'nın da bu sürece etkisi ve katkısı var. Buradaki asıl tehdit, yönetilmeye çalışılan Esad'ın Arap Ligi tarafından tekrar kabul edilerek İran etkisini kırmaya yönelik. ABD'nin zirveye ilişkin açıklamaları, bunun İran'a yönelik bir lobi oluşumuyla ilgili bir zirve olduğu gerçeğini de değiştirmiyor" dedi. 

Türkiye'nin İran karşıtı bir konferansa üst düzey katılım göstermemesinin "doğru" bir adım olduğuna işaret eden Sezer "Türkiye'nin üst düzey katılım göstermemesi ve zirveye mesafeli yaklaşması yerinde. Bunu bir diplomatik mesaj olarak düşünebiliriz ve bu bağlamda Türkiye doğru yapıyor. Ancak Kaşıkçı cinayeti üzerinde Suudi Arabistan'la yaşadığımız sorunlar ve her ne kadar Filistin katılmasa da Türkiye'nin Filistin-İsrail müzakerelerinde tutumu ortadayken; öte yandan da Türkiye'nin Ortadoğu'daki muhataplarıyla konuşacağı çok fazla konu ya da bunu yapacak zemini kalmadı" dedi.

Söyleşinin tamamını okumak için tıklayın