AB normları

AB normları

11 Temmuz 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Şu son üç beş yılda beni en çok güldüren söz "Avrupa Birliği (AB) normları" sözüdür. 

Doğayı sevdiğine yemin eden bireyin, AB normlarına bağlılığı doğayı kahkaha attırırken ağlatan bir bağlılıktır. 

Dünya üzerinde on binden fazla domates çeşidi varken, norma düşkün AB kendi sınırları içinde ve elbette normlarını Tanrı kelâmı bilen diğer devletler için de sadece altı çeşit domatesin ekilip, yetiştirilip, alınıp satılıp yenilmesine hükmetmiştir. 

AB normlarına sersemce bağlı olanlar çaresiz buna da bağlılar. 

Alın size haber...

AB pazarında yer kalmadığı için AB, kendi üyesi olmayan Türkiye’den patates ekimini azaltmasını istedi ve Türkiye’nin tek adamı da “eyyyy Avrupa” deyip 25 ilde patates ekimini engelledi yasakladı. 

AB normları hürriyet mi diyor? 

Akıllım, AB'nin doğumu taş çatlasa altmış yıl önceye dayanır, hürriyet ve mücadelesi ise altmış bin yıllık bir tarih. 

AB normlarından biri de barış mı? 

Şahane bir barıştır Fransız savaş uçaklarının Libya’yı günlerce bombardımana tabi tutması. 

Hümanite AB normu mu? 

Evet ve bu öyle bir hümanitedir ki; Akdeniz boğularak ölen mülteciler mezarlığı oldu. 

Başka ne var AB normu deyip tapındığınız? 

Sayın sayabildiğiniz kadar ve tapının. 

AB normları tektir aslında, Alman ve Fransız şirketlerinin çıkarı. 

Hıyarın boyutundan ibaret olması bile saçmayken AB normlarının, size neyi, nereye kadar ve nasıl düşüneceğinizi de dikte ediyor ve bayılıyor, hatta tapınıyorsunuz. 

Alın size bir AB normu daha:

AB sınırları dışında kalanlar hele de Afrika’dakiler, Asya’dakiler, Latin Amerika’dakiler insan değiller, onlar sadece bize üretenler, bize çok ucuz işçilikle üretenler ve çok pahalıya tüketenlerdir. 

Yanlış diyorsa aklınız yukarıda okuduklarınıza tam da AB normlarında bir aklınız var. 

Aklınızla övünüp AB normlarına tapmaya devam edebilirsiniz. Geçmiş olsun, Allah ya da tabiat acil şifalar versin