A Spor neye güveniyor?

A Spor neye güveniyor?

6 Kasım 2019 Çarşamba  |   Mentor

Şu A Spor mevzuna değişik bir açıdan bakmak istiyorum... A Spor'un mensubu olduğu grup güçlü siyasi bağlantıları olan ve iktidara yakın bir grup, bunu da saklamıyorlar zaten. 

Daha yeni Fenerbahçe Kulübünü ziyaret eden, Ataşehir ve Kenan Evren Lisesi ile de iyi niyetini gösteren, Ali Koç'a ya da Fenerbahçe'ye husumeti olmadığını hem sözleri hem de tavırları ile gösteren Cumhurbaşkanımızı bu tavırdan sorumlu tutmak çok mantıklı değil. Ama ortada da bir gerçek var: İktidar yanlısı bir grup açık şekilde ve hedef göstererek Fenerbahçe'ye saldırıyor.  

Bunu daha önce 3 Temmuz’da yaşamıştık. Olaylar 3 Temmuz’la başlamış, Sayın Cumhurbaşkanı olayların merkezine çekilmiş, hemen arkasından 7 Şubat 2012 MİT kumpası ve 17-25 Aralık 2013 ve ardından da 15 Temmuz 2016 gelmişti. 

Sayın Cumhurbaşkanı'nın Fenerbahçe konusundaki açık tavrına ve Cumhurbaşkanlığı sitesindeki “3 Temmuz kumpastı…” ifadesine rağmen Fenerbahçe'ye saldırmaya devam ediyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın görevi gençleri vatan korumasına hazırlamaktır diyerek açıkça muhabbetini gösterdiği Fenerbahçe'ye topuyla tüfeğiyle saldırıyor Turkuaz Grubu. 

Ancak ben merak ediyorum bu gücü nereden alıyorlar?

3 Temmuz’da benzeri bir tavrın ardından Fetö çıkmıştı, şimdi aynı şey tekrar ediyor. Aynı şeyi tekrar yaşamaktan korkuyorum. Ardında Fetö mü var, başka bir güç mü var bilmem ama bildiğim sürecin 15 Temmuz 2016’ya giden yola çok benzediği, bunların da aynı onlar gibi kanun kitap tanımaması benzeşiyor. 

Cumhuriyet savcılarını göreve davet ediyorum. 

Aynı 3 Temmuz’da olduğu gibi Fenerbahçe düşmanlığı ile başlatılan sürecin yeniden demokrasiyi ve hukuk düzenini tehdit eder hale gelmesinden endişe ediyorum. 

Burada Fenerbahçe kadar Cumhurbaşkanımıza da bir saldırı olması olasılığının gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. 

Bu bir Fenerbahçe konusu değil, bu ülkenin bekası ile ilgili. 

Bu insanların ülkenin Cumhurbaşkanı'nın divan kurulu üyesi olduğu bir kulübe hukuktan, kanundan çekinmeden ağızlarında salyalarla saldırmalarını arkasında açık bir hukuk düzeni ve demokrasiye yeni tehdit olmasından endişe ediyorum. 

Hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye inanan savcılarımızı konuyu aydınlatmaya davet ediyorum.