7 maddede muhtıra

7 maddede muhtıra

23 Ekim 2019 Çarşamba  |   Günlük

1- Mutabakat, İdlib ve Afrin dâhil tüm sınırı mı kapsıyor? 

Mutabakat muhtırasında bu konuyla ilgili iki ifade yer alıyor. Birincisi, 3. maddede yer alan "Bu çerçevede, Tel Abyad ve Ras Al Ayn'ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir." ifadesi. 

Diğeri ise 5. maddede yer alan ifade: 

"Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekat alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km'nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir." 

Bu ifadelere göre, Barış Pınarı Harekât alanı olan Rasulayn ve Tel Abyad arasındaki 120 kilometrelik sınırın dışında kalan tüm sınır boyunca 30 kilometrelik derinliğe kadar Rusya ve Suriye güvenlik güçlerinin gireceği anlaşılıyor. 

Ancak Ankara'ya göre, "bu mutabakatın daha çok ABD'nin bölgeden çıkmasıyla oluşan boşluğun nasıl yönetileceği ile alakalı." 

ABD'nin çekilmeden önce askerinin bulunmadığı, Fırat Nehri'nin batısındaki İdlib, Afrin, Azez ve Cerablus bölgeleriyle ilgili bir atıf ise yok. 

Daha önce ABD ile varılan mutabakat kapsam dışı bırakılsa da, Eylül 2018'de Soçi'de varılan İdlib mutabakatına ya da Türkiye'nin daha önce askeri operasyon yürüttüğü Afrin ve Fırat Kalkanı bölgelerinin kapsam dışı bırakıldığına dair bir ifade mutabakat metninde yer almıyor. 

Ancak Ankara için, metinde yer alan "YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km'nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere" girilecek olması şartı önemli. Kapsam dışı bırakıldığına dair bir ifadenin bulunmadığı bu alanlarda, Tel Rıfat ve Menbic dışında YPG'li yok. 

Tel Rıfat ve Menbic için de ayrıca bir madde yer alıyor, buralardan YPG'nin tamamen çekileceği belirtiliyor. 

Mutabakattan önce Suriye ve Rusya'dan yapılan açıklamalarda, "Suriye sınırının güvenliğinin ancak Suriye ordusu tarafından sağlanabileceği" belirtiliyordu. 

Fırat'ın batısında kalan sınır bölgelerinde mutabakatın uygulanıp uygulanmayacağı, Suriye ordusu ve Rusya ordusunun buralara girip girmeyeceği, Türk-Rus ortak devriyesinin buralarda da yapılıp yapılmayacağı, sahadaki gelişmelere bağlı olarak izlenebilecek.

2- Sınırdan çekildikten sonra YPG'lilere ve silahlarına ne olacak?

Bu sorunun yanıtı da mutabakat metninde yer almıyor. 

Varılan uzlaşmaya göre YPG'liler, silahlarıyla birlikte sınırın 30 kilometre güneyine çekilecek. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus mevkidaşı Putin'le düzenlediği ortak basın açıklamasında YPG'nin geride bıraktığı tahkimat ve mevzilerin imha edileceğini de söyledi. 

Ankara'da yapılan değerlendirmeler, Rusya'nın, silahlarıyla birlikte güneye çekilecek olan YPG'lilerin "eğitimli ve silahlı bir güç olarak" gözden çıkarmayacağı yönünde. 

YPG'nin ayrı bir silahlı güç olarak muhafaza edilmesi yerine Esad'ın kontrolüne alınması için Suriye ordusuna katılabileceği, Rusya'nın 2016 sonunda kurduğu ve finanse ettiği 5. Kolordu'ya entegre edilebileceği öngörülüyor. 

3- Türkiye'nin hedeflediği 444 kilometrelik güvenlik bölge oluşturulacak mı?

Mutabakat metninde "güvenli bölge" ifadesi geçmiyor. 

ABD ile varılan mutabakatta, TSK'nın kontrolünde olacak "güvenli bölge" oluşturulacağı belirtiliyordu. 

Ancak Rusya ile imzalanan metinde, herhangi bir bölge belirtilmeden "Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır." cümlesi yer alıyor. 

Türkiye'nin 444 kilometre yeni bir yapılaşma ve yerleşim yerleri oluşturmayı hedeflediği güvenli bölge, şimdilik sadece 120 kilometrelik alanda uygulanacak. 

Rusya ile varılan mutabakata göre YPG buralardan çekilecek ve iki ordu ortak devriye yapacak ama güvenli bölge inşasına dair bir detay ya da net bir ifade, mutabakatta yer almıyor. 

4- Rusya ile ortak devriye ne kadar süreyle yapılacak?

YPG'nin çekilmesinin sağlanacağı 150 saatlik süre, 29 Ekim Salı günü, Türkiye saati ile 18:00'de doluyor. 

Ardından "Mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacak." 

Türk yetkililer, bu devriyeler için herhangi bir süre kısıtlaması olmadığını, ucunun açık olduğunu belirtiyor. 

5- Suriye askerleri 150 saatin sonunda sınırda kalacak mı? 

Suriye ordusunun Rus askerleriyle birlikte Çarşamba günü 12:00 itibarıyla gireceği sınır bölgelerinden YPG'nin çekilmesinin ardından buralarda kalıp kalmayacağına dair bir bilgi de mutabakat metninde yer almıyor. 

Ankara'ya göre, Suriye ordusu, bu bölgelerde kalacak. 

Halihazırda Fırat'ın doğusunda, Barış Pınarı Harekâtı'nın dışında kalan bölgelerin önemli bir kısmında Suriye ordusu zaten aktif. ABD askerlerinin çekilmesiyle birlikte 14 Ekim'den itibaren bu bölgelere Suriye ordusu girmişti. 

Suriye ordusu şimdi bulunduğu yerlerden de, mutabakat uyarınca 23 Ekim ve sonrasında gireceği bölgelerden de, 150 saatlik sürenin dolması sonrasında çekilmeyecek. 

Fırat'ın batısıyla ilgili belirsizlik ise sürüyor. 

6- Adana Mutabakatı nasıl uygulanacak? 

Mutabakatta, Rus lider Putin'in Ocak ayından bu yana gündeme getirdiği, Ankara ve Şam arasında teması zorunlu kılan Adana Mutabakatı da yer alıyor: 

"Her iki taraf Adana Anlaşması'nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması'nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır." 

Bu ifade, tek bir maddede değinilen Adana Mutabakatı'nın uygulanması için Rusya aracılığıyla iki başkent arasında temasın başlayacağı şeklinde yorumlanıyor.

Adana Mutabakatı, "Suriye yönetiminin PKK ve uzantılarının kendi topraklarını kullanarak Türkiye'ye tehdit oluşturmasını önlemeyi" amaçlıyor ancak 2011'den bu yana fiilen uygulanamıyor. Putin'in Ocak ayında bu protokolü gündeme getirmesinin amacının Türkiye ile Suriye arasında diyaloğun başlatılması olduğu belirtiliyor. 

Aynı mutabakat, tarafların bu taahhütlerin yerine getirilmesini sağlamak ve gözlemek için bazı mekanizmalar kurmasını da sağlıyor. Suriye ve Türkiye'nin üst düzey güvenlik yetkilileri arasında doğrudan telefon hattı kurulması, diplomatik temsilciliklerde güvenlik işleri için özel temsilcilerin atanması bunlardan sadece birkaçını oluşturuyor. 

7- Kamışlı neden ortak devriye yapılacak yerlerin dışında bırakıldı? 

Mutabakat metninde, YPG'nin 30 kilometre güneye çekilmesinin ardından yapılacak olan Türk-Rus ortak devriyesinin alanı belirtilirken "Mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır" denilerek Kamışlı kapsam dışı bırakılıyor. 

Suriye'deki savaşın ikinci yılında, Temmuz 2012'de kuzeydoğu sınırında Esad'ın ordusu çekilirken, YPG bu bölgelerin kontrolünü almıştı. 

Ancak Suriye ordusu, Kamışlı şehir merkezindeki bazı bölgelerden ve havalimanından çekilmedi. 

Bugüne kadar havalimanının kontrolünü elinde tuttu. Şehirdeki devlet binalarında da, diğer bölgelerdeki YPG bayraklarının aksine Suriye bayrağı var. 

Burada Şam tarafından görevlendirilen memurlar görev yapmaya ve maaşları da Şam tarafından ödenmeye devam ediyor. 

Buradan da 30 kilometre derinliğe kadar olan bölgeden YPG'liler çekilecek. Ancak sonrasında Türk ordusu Kamışlı'ya girerek Rus ordusuyla ortak devriye yapmayacak. 

Kamışlı, sınırın hemen diğer tarafında, sadece birkaç yüz metre ileride başlıyor. Ortak devriye görevi sınıra sıfır noktasında ve Kamışlı'nın doğusunda Irak sınırına kadar olan bölgede yapılacak, sadece şehir merkezi kapsam dışı bırakılıyor.

(BBC Türkçe)