3 Temmuz'da final: Beraat gelirse...

3 Temmuz'da final: Beraat gelirse...

7 Ekim 2015 Çarşamba  |   Mentor

Şimdilerde "Fenerbahçe Cuma günü beraat ederse..." diye "3 Temmuzcular"ın yeni bir tezi var: Spor hukuku karar verdi şike sabit, adli yargı spor hukukunu bağlamaz...

Bakalım doğru mu?

ANAYASA MADDE 9- Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.

Spor hukuku bir disiplin hukukudur ve genel hukuk ile düzenlenmemiş alanlarda karar verebilir, yani  mahkemelerce karar altına alınmış konularda spor hukuku genel hukukun üzerine çıkıp karar veremez.

Kısaca ifade etmek gerekirse, spor hukuku karar ve uygulamaları yasalara ve mahkeme kararlarına uygun olmak zorundadır.

Bu anlamda spor hukuk alanına giren konular yasa ile düzenlenmemelidir çünkü böyle bir düzenleme yapılırsa spor hukuku yetkisini mahkemeye devretmiş olur. Bu nedenle bahis şikesi dışında diğer şike suçları bir kaçı hariç Avrupa ülkelerinde adli suç kapsamında değildir. 

Gelelim Fenerbahçe kararına...

Eğer Cuma günü Fenerbahçe yöneticileri aklanırsa kanunen suçsuz insanların spor hukuku açısından suçlu olması gibi bir sonuç çıkar ki bu Anayasa'ya aykırıdır çünkü yargı yetkisi bağımsız mahkemelere aittir ve devredilemez.

Anayasa'daki tahkim kararlarının kesinliği ile ilgili düzenleme ise Fenerbahçe için  verilen kararı kapsamaz çünkü o hüküm yasal düzenleme olmayan ve disiplin hukukuna giren konular için geçerlidir.

Kısacası soyunma odasında diğer futbolcunun parasını çalan futbolcunun davasına spor hukuku bakamaz çünkü bu yasalarla düzenlenmiş bir suçtur ve adli yargı karar verir adli yargının suçsuz bulduğu bir durumda spor hukuku sen bu futbolcunun parasını çaldın diye disiplin cezası veremez.

TFF'nin Fenerbahçe kararı bu hali ile kalırsa Anayasa'nın 9. maddesi ihlal edilmiş olur ki, başlangıç hükmü olup diğer maddelere hukuki üstünlüğü vardır. 

UEFA kararı için de aynı şey geçerlidir, evet Fenerbahçe kararı için UEFA ve CAS mahkeme kararı ile bağlı değildir ama Fenerbahçe bir tüzel kişidir kendi başına şike yapamaz ancak yetkili yöneticileri şike yaparsa Fenerbahçe'nin şike yaptığından bahsedilebilir. Yani UEFA ve CAS kararı hukuken suçsuz bulunan insanlara dolaylı da olsa şike ithamı yüklemektedir. Yani cuma günkü kararla eğer beraat gelirse UEFA ve CAS kararının içeriği değişir masum insanları suçlamış olur ve bu da kişi hak ve özgürlükleri açısından ciddi bir sorundur.

Baştan beri yapılması gereken yasa ile düzenlenmiş bir konuda mahkeme sonucunun beklenmesiydi ama yapılmadı şimdi kurumlar tazminat, kişiler ise hem tazminat hem de ceza davalarına muhatap olacak hem UEFA hem de TFF için.

Ayrıca Fenerbahçe davası Juventus davasından çok farklı çünkü o kararı yani Juventus şike yaptı kararını adli yargı vermişti oysa şimdi spor hukuku ve adli yargı karşı karşıya.

Ben bu davadaki aktörlerin hem tazminat hem ceza davasına muhatap olabilmeleri için engel olmadığı görüşündeyim.

Ancak cuma günü verilecek kararla bunun bittiğini sanmak büyük saflıktır.

Gerek UEFA gerekse iç hukuk açısından Fenerbahçe olayı ilktir ve sonucu Fenerbahçe'nin bundan sonraki hukuki çabası belirleyecektir durmadan aynı şekilde devam etmek mecburiyeti vardır.

Ben 3 Temmuz paydaşlarının hukuk önünde maddi manevi mahkum edileceklerine olan inancımı koruyorum.

Yani 3 Temmuz'dan beri Fenerbahçe şike yaptı diyen, kamuoyu oluşturmak için çaba gösteren insanların;
spor hukuku karar verdi şike sabit, adli yargı spor hukukunu bağlamaz.. türü algı oluşturma çabaları ilk günden bu yana Fenerbahçe aleyhine kamuoyu oluşturma çabalarına uygundur ama doğru değildir.

Platini'nin dediği gibi göreceğiz ama artık ne göreceğimiz konusu çok tartışmalı!..