Pehlivan, Kılınç ve Ağırel'e tahliye

Pehlivan, Kılınç ve Ağırel'e tahliye

9 Eylül 2020 Çarşamba  |   iyi

Libya'da hayatını kaybeden MİT mensubunun cenaze törenine ilişkin haber yaptıkları için tutuklu bulunan Oda TV Genel Yayın yönetmeni Barış Pehlivan, OdaTV muhabiri Hülya Kılınç ve Yeniçağ yazarı Murat Ağırel ile ilk duruşmada tahliye edilen OdaTV Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Yeni Yaşam gazetesi yöneticileri Ferhat Çelik ve Aydın Keser ikinci kez hâkim karşısına çıktı. Duruşma öncesi mütalaasını açıklayan savcı, sanıklar hakkında 19 yıla kadar hapis cezası istedi. Mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan Pehlivan, Kılınç ve Ağırel'in tahliyesine karar verdi. 

"Devlet sırlarına karşı suçlar" ve "MİT Kanununa muhalefet" iddialarıyla haklarında 8 yıldan 19 yıla kadar hapis cezası istenen gazeteciler Pehlivan, Terkoğlu, Kılınç, Ağırel, Çelik, Keser ile Erk Acarer ve CHP Akhisar Belediyesi Basın Birimi görevlisi Eren Ekinci'nin yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 34'üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Terkoğlu ve Ekinci MİT mensupları ve ailelerinin kimliklerini, makam, görev ve faaliyetlerini ifşa etme suçundan beraat etti. Aydın Keser, Ferhat Çelik, Murat Ağırel istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek suçundan 4 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edildi. Pehlivan ve Kılınç istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edildi. Mahkeme, tutuklu kaldıkları süreyi göz önünde bulundurarak tutuklu tüm gazetecilerin tahliyesine hükmetti. Ayrıca Pehlivan, Kılınç ve Ağırel'in yurt dışına çıkışları yasaklandı.

Pehlivan tahliye sonrası yaptığı açıklamada, davada suç ve suçlunun olmadığını belirterek, “Bütün gazetecilik yaşamımızı cezalandırma amacı vardı. Evet belki tahliye olduk. Ama adalet arayışımız da, gazetecilik sevdamız da bitmedi. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Gazeteciliğe ve adil bir gelecek için yazmaya aynen devam edeceğiz. Hayal ettiğimiz adil bir ülkeye kavuşacağız. Bizlere destek veren herkese teşekkür ederim” dedi.  

Kılınç da, sadece gazetecilik yaptıkları için cezalandırıldıklarını vurgulayarak, “Ama boyun eğmeden dışarıya çıktık. Bundan sonra da kararlı ve cesur bir şekilde gazeteciliğe devam edeceğiz. Suç işlemediğimiz için tahliye olacağımızı biliyorduk” açıklamasında bulundu. 

Ağırel ise şunları söyledi:

"Mahkeme salonunda da bağırdım. Büyük İskender'in çok güçlü olduğu dönemlerde Diyojen'in elinde gündüz vakti fenerle gezip adalet arıyorum benzetmesini yaptım. Diyojen o zamanlarda da 'İnsan arıyorum' demişti. Ben de bugün (dün) mahkemede dedim ki 'Sadece adalet istiyorum'. Ve ben adalet aradım. Tabii bu konu daha çok tartışılacak. Tahliye olduğum için çok mutluyum. Ama mutluluğumu yaşayamıyorum. Ben gazeteciyim, gazetecilik asla suç değildir. Gazetecilik yapmaya devam edeceğim. Yaptığım haberlerden dolayı yargılanacaksam da yargılanırım, cezamı da çekerim. Ama bu ülkede ihtiyacımız olan şey adalettir. Bizlere gerek olan şey hukukun üstünlüğü, üstünlerin hukuku değil. Ülkemi ve gazeteciliği seviyorum. Gazeteciliğe devam edeceğim."

(T24, diken.com.tr, bizimtv.com.tr)