2 ülke 2 adalet

2 ülke 2 adalet

11 Mart 2019 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

Türkiye’de, erişkin olmayan küçük kızlara cinsel tasallutta bulunan kişilerle rüşvet pazarlığı yaptığı için hapse mahkum edilmiş bir savcı, bu cürmüne karşın, terfi etmekle kalmayıp ülkenin en önemli gazetelerinden biri hakkında iddianame düzenlemekle görevlendiriliyor. Ve bu savcının hazırladığı, hukuki niteliği tartışmalı bir iddianame yüzünden mesleğin yüz akı gazetecilerin de aralarında bulunduğu gazete personeli aylardır mahkeme salonlarında zaman öldürmek zorunda kalıyor. 

Kanada’da ise başbakanın büyük bir şirket hakkındaki iddianamenin hazırlanması konusunda Adalet Bakanı’na sadece “ima” da bulunmuş olması bile ülkenin son yıllarda yaşadığı en büyük siyasi depreme yol açıyor. 

Adalet mekanizmasının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü gibi çağdaş yönetim ilkelerinin en önemlilerine iki ülkenin yaklaşımı konusundaki çelişkiyi bu denli çarpıcı bir biçimde yansıtan iki olay, belki de kamu hukuku öğrencileri için mükemmel bir tez konusu olarak incelenmeli. 

Türkiye’deki olayın, sözde hizmet ettiği adalet kavramını ne kadar ayaklar altına aldığını tarife bile gerek yok. Hukuk adaleti gerçekleştirmenin yol haritasıdır, Türkiye’de ise hukuk adaletin ayaklar altına alınmasının aracına dönüştürülmüş durumda. 

Sözcü gazetesi hakkında hükümlü savcının hazırladığı iddianame, adalete duyarsızlığın simgesidir. 

Kanada’daki siyaseti son bir aydır sallayan SNC-Lavalin (SNC-L) skandalı ise adalete duyarlılığın sembolü. 

SNC-Lavalin skandalı nedir? 

Kanada Başbakanı Justın Trudeau, ülkenin Fransızca konuşulan Quebec eyaletindeki bir seçim bölgesinden seçilerek parlamentoya girdi. Quebec eyaleti aynı zamanda sadece Kanada’nın değil dünyanın sayılı müteahhitlik şirketlerinden biri olan SNC-L’in merkez bürosunun bulunduğu yer. 

Şu anda SNC-L hakkında rüşvet suçlaması var: Şirketin Libya’da aldığı büyük taahhüt işleri için dönemin lideri Muammer Kaddafi’nin oğulları ile hükümet içindeki çeşitli düzeydeki yetkililere 40 milyon dolardan fazla rüşvet verdiği belirlendi. (Bu gerçeğin ortaya çıkmasından sonra Dünya Bankası, proje kredilerinden SNC-L’ye bir kuruşluk bir ihale bile verilmemesini kararlaştırdi.) 

Adalet mekanizması bir çok ülkede olduğu gibi, teknik hukuki ayrıntılar nedeniyle Kanada’da da yavaş işliyor. 

Yıllardır gündemde olan bu suçlamalar, şu anda iktidarda olan Trudeau hükümetince yargıya taşındı. Ancak bu yapılırken, bundan bir önceki Harper hükümetinin geçirdiği bir yasal düzenlemeden yararlanma yoluna gidildi. Buna göre, herhangi bir davada, suçlanan taraf, belirli koşulların varlığı halinde, devletle mahkeme süreci dışında anlaşmaya vararak, yani ceza ödeyerek hüküm giymekten kurtulabiliyor. 

Başbakan Justin Trudeau, Kanada’nın çeşitli bölgelerinde dokuz bin dolayında işçi çalıştıran SNC-L firmasının mahkumiyet durumunda devlet ihalelerine katılma hakkından mahrum kalmasını önlemek için Adalet Bakanı Jody Wilson-Raybould’a telkinde bulundu. Bütün vaveyla da buradan sonra koptu. 

Başbakan ve özel kalem müdürü Gerald Butts bu telkinin, SNC-L davası yeni yasal düzenleme çerçevesinde mahkeme dışı çözümün ilk örneği olacağından, bir otoriteden görüş isteme önerisi olarak gündeme getirildiğini açıkladılar. Buna göre, emekli bir anayasa mahkemesi yargıcından yargı dışı uzlaşmanın SNC-L için mümkün olup olamayacağı konusunda bir rapor vermesi istenecekti. 

Kanada’nın yerli nüfusundan ilk kadın adalet bakanı olan Wilson-Raybould ise, başbakan ve özel kalem müdürünün telkinlerini kendi yetki alanına müdahale saydı. (Kanada’da adalet bakanı aynı zamanda ülkenin başsavcısı olarak da görev yapıyor.) 

Bunun ardından yapılan bir kabine değişikliğiyle başka bir bakanlığa kaydırılan Wilson-Raybould, Adalet Bakanlığından kaydırmakla başbakanın kendisini cezalandırdığını öne sürerek istifa etti. (İstifanın arka perdesi ayrı bir yazı konusu olacak kadar çetrefilli.) 

İki olay ve iki sonuç: Türkiye’de hüküm giymiş bir savcının hazırladığı asılsız bir iddianame hala ülkenin en ilkeli gazetecilerinin bazılarını hapis cezasıyla tehdit etmeye devam ederken, Kanada SNC-L olayından ders alarak, adalet bakanlığı göreviyle başsavcılık görevini ayırmak ve başsavcıya siyasi otoriteden gelebilecek herhangi bir müdahaleyi kesin olarak önlemek için yasal düzenleme çalışmalarını başlattı. 

Hukukla gugukun farkı.

Cengiz İzmirli (mahlas)