2 gazeteciye kınama

2 gazeteciye kınama

15 Aralık 2019 Pazar  |   Günlük

Basın Konseyi, Rahmi Turan'la Talat Atilla arasındaki "Saray'a giden CHP'li" haberi nedeniyle iki gazetecinin de kınanması kararı aldı.

Yazdığı köşe yazısı büyük polemik yaratan Turan, tepkiler üzerine söz konusu CHP'lini  Muharrem İnce, kaynağının ise Atilla olduğunu açıklamış, ancak daha sonra hem İnce'den hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan özür dilemişti.. Atilla ise, kamuoyunda uzun süren tartışmaların ardından kaynağının bir CHP'li olduğunu söylemişti.

Basın Konseyi'nin kararı şöyle:

"Gazeteci Rahmi Turan, yarım asrı aşan meslek yaşamında çıkardığı gazeteler yüksek tirajlara ulaşmış, deneyimli bir gazetecidir. Yüksek tiraja sahip Sözcü’nün başyazarıdır, kamuoyunda etkili bir isimdir. 

Sözcü’de 20 Kasım 2019 günü yazdığı ‘Müthiş bir haber’ başlıklı yazısı hem medyada hem siyasette geniş yankı uyandırmıştır. Bir gün sonra ‘Müthiş haber-2’ başlıklı bir yazı daha kaleme alarak tarafları açıklama yapmaya çağırmış; haberin ‘yüzde yüz doğru’ olduğunu tekrarlamış, haber kaynağını gizlemek için de bu kişinin ‘Saray’a yakın’ ve ‘işinden olma endişesi taşıdığı’ ifadelerine yer vermiştir. 

Rahmi Turan’ın köşesinde yayımladığı bu ‘müthiş haber’in ne yazık ki ‘yalan’ ve failleri tam olarak henüz belli olmayan asparagas bir haber olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durumdan sadece Sözcü başyazarı Rahmi Turan ve ona yalan haberi veren ve yine bir gazeteci olan Talat Atilla değil, medyanın inandırıcılığı ve hedef alınan siyasetçiler de yara almıştır. 

Olayda esas sorumlu olan gazeteci Talat Atilla, kendisinin yayımlama olanağı varken bunu yapmamış; günlerce kapı kapı dolaşarak yüksek tirajlı Sözcü gazetesinin başyazarına yalan haberi yayınlatmış; meslektaşının güvenini suistimal etmiştir. Meslektaşına güvendiği için onun kendisine ilettiği haberin yalan çıkacağına hiçbir ihtimal vermeden yayımlayan Rahmi Turan’ın köşesindeki yazıda adı geçen siyasetçilere iftira atılmış; bu ‘kumpası’ kuranlar ise gizlenmiştir. 

Deneyimli bir gazeteci olmasına karşın Rahmi Turan, doğru olup olmadığını sorgulamadan kendisine söyleneni gerçekmiş gibi köşesine taşımıştır. İddianın doğruluğunu teyit edebilecek hiçbir bulguya ulaşamamasına rağmen, iddiaları kesin bir olguymuş gibi yayımlamıştır. Kaynağı olan gazeteciye ‘Neden haberi kendin yazmıyorsun da bana veriyorsun?’ diye sormamıştır. Oysa, gazetecilikte şüphe temel ilkedir. Kendisi tanınmış bir yazardır, adı geçen taraflara kolayca ulaşıp iddiayı doğrulatması mümkünken bunu yapmamıştır. Saray’a gittiği söyleyen CHP’liyi aradığını ve ulaşamadığını söylemesi, bu kadar önemli bir haberi doğrulatmadan yazmasına mazeret olamaz. Kaldı ki, olayın taraflarından Muharrem İnce, yazının yayımlanmasından önce kendisini kimsenin aramadığını açıklamıştır. 

Açıklanan bu nedenlerle Rahmi Turan’ın ‘Müthiş bir haber’ ve ‘Müthiş haber-2’ başlıklı yazılarıyla Basın Meslek İlkelerinin birden fazla maddesini ihlal ettiği Yüksek Kurul tarafından tespit edilmiştir. 

Yalan haberin kaynağı olan TURKTIME Sahibi ve Medya Grup Başkanı gazeteci Talat Atilla’nın gerçeğe aykırı bu ‘haberi’  bir meslektaşının yazmasını sağlamak suretiyle,kamuoyunu yanlış yönlendirdiği anlaşılmıştır.  Böylece, haber alma hakkı olan kamuoyunun gerçeklere öğrenmesine değil; yanıltılmasına hizmet etmiştir. Diğer bir deyişle, gerçek dışı bu haber nedeniyle halkın gerçekleri öğrenme hakkı ihlal edilmiş, kamuoyu yanıltılmış, kamuoyunda farklı algılar oluşturulmuştur. 
Bu bakımdan, Basın Meslek İlkeleri’nden, “Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez. Gazeteci halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkını gözetir” şeklindeki 3’üncü maddenin Talat Atilla yönünden ihlal edildiğine OY BİRLİĞİ ile karar verilmiş; bu ihlalden ötürü KINANMASINA yine oy birliği ile karar verilmiştir. 

Haber olarak bildirilen hususun gerçek dışı olması ve kişileri töhmet altında bırakıp onları küçük düşürücü nitelikte olması nedeniyle; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4’üncü ve “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki 6’ıncı maddelerin de Talat Atilla yönünden ihlal edildiğine OY BİRLİĞİ ile karar verilmiş ve bu ihlallerden ötürü KINANMASINA yine oy birliği ile karar verilmiştir. 

Talat Atilla’nın bir meslektaşını kasıtlı olarak yanıltması ve kamuoyunu yanlış yönlendirecek gerçek dışı bilginin haberleştirilmesini sağlaması nedeniyle, “Gazeteci görevini taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki 12’inci maddeyi de ihlal ettiğine OY BİRLİĞİ ile karar verilmiş ve bu ihlalden ötürü de Talat Atilla’nın KINANMASINA yine oy birliği ile karar verilmiştir. 

Öte yandan, Genel Sekreterlik önerisinde olmamasına karşın, Yüksek Kurul üyelerinden bir kısmı, Talat Atilla’nın Basın Meslek İlkeleri’nin “Gazeteci, kaynaklarının  gizliliğini korur. Kaynağın  kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır” şeklindeki 11’inci maddesini de ihlal ettiğini öne sürmüş; bu hususta yapılan oylamada anılan maddenin ihlal edildiğine OY ÇOKLUĞU ile karar verilmiştir. Gazeteci, her zaman gerçeğin peşinde olmak zorundadır ve gerçek olmayan, yanıltıcı haber yapılmasına neden olan kaynak gazeteci tarafından açıklanmalıdır. Bu nedenle Talat Atilla’nın 11’inci Madde yönünden de KINANMASINA yine oy çokluğu ile karar verilmiştir. (Çoğunluk görüşüne göre, anılan hükmün anlamı şudur: kaynağın gizli tutulması kuralının istisnası, bu kişinin çeşitli saiklerle kamuoyunu yanıltmayı amaçladığı hallerdir. Bu durumlarda, kaynağın açıklanması artık mümkündür ve böyle bir ifşayı etik ihlal olarak görmek mümkün değildir. Ne var ki, bu durumda kaynağın açıklanmasının mümkün olması başka; bunun zorunlu olması başkadır. Basın Meslek İlkeleri’nin 11’inci maddesinin düzenlediği ve koruduğu husus, kaynağın gizliliğidir. Gazeteciyi kasten yanıltan kişinin kimliğinin açıklanmasının etik açıdan doğru veya gerekli olup olmadığı tartışmasını yapmak mümkün olsa da, Yüksek Kurul’un çoğunluk görüşüne göre, 11’inci maddenin düzenlemek istediği husus bu değildir.) 

Bu durumda Talat Atilla’nın, Basın Meslek İlkeleri’nin 3, 4, 6 ve 12’nci maddelerini ihlalden OY BİRLİĞİ ile KINANMASINA; yine 11’inci maddesini ihlalden de oy çokluğu ile KINANMASINA karar verilmiştir.

Gerçek dışı haberi gazetedeki köşesinde yayınlayan Sözcü yazarı Rahmi Turan hakkındaki görüşme ve değerlendirmeler sonucunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir:  

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, yukarıda açıklanan gerekçelerle, Rahmi Turan’ın da Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4’üncü ve “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki 6’ncı maddelerini ihlal ettiği OY BİRLİĞİ ile kararlaştırılmış ve OY ÇOKLUĞU ile KINANMASINA karar vermiştir. Bir üye,’UYARI’ yaptırımının yeterli olduğu yönünde kanaat belirtmiştir. 

Yüksek Kurul yine Rahmi Turan’ın “Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez. Gazeteci halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkını gözetir” şeklindeki 3’üncü maddesini de ihlal ettiğine OY ÇOKLUĞU  ile karar verilmiş; bu ihlalden ötürü OY ÇOKLUĞU ile yine KINANMASINA karar verilmiştir. Rahmi Turan açısından bu tespite yol açan başlıca husus; verdiği yanlış haberin doğruluğunu teyit etmek üzere muhatapları arayıp aramadığına dair birbiriyle çelişkili olan ve muhataplardan birisi (Muharrem İnce) tarafından da yalanlanan açıklamalarıdır.  

Rahmi Turan’ın “Gazeteci görevini taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki 12’inci maddesini ihlal ettiğine dair Genel Sekreterlik raporunda yer alan öneri ise, OY ÇOKLUĞU ile kabul görmemiş ve Rahmi Turan’ın bu maddeyi ihlal etmediği tespit edilmiştir. Kurul çoğunluğuna göre, Rahmi Turan’ın Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı davranışlarının karşılığı zaten yukarıdaki 3, 4 ve 6’ncı maddeler olup  bunların dışında ve bunlara ilaveten hatalı bir yöntem ve tutumu gözlemlenmemiştir. 

Son olarak, Rahmi Turan’ın, kendisine yanlış bilgi veren kaynağı açıklamasının etik ihlal sayılmayacağı; kendisine iletilen iddia yanlış çıktığı için, artık kaynağını saklamak zorunda olmadığı; kaynağını açıklaması mümkün iken, bunu yapmamakta (bir süre) direnmesinin ise, kabul edilebilir olduğu tespit edilmiştir. Bu bakımdan Basın Meslek İlkeleri’nin “Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır” şeklindeki 11’inci maddesinin Rahmi Turan tarafından İHLAL EDİLMEDİĞİNE OY ÇOKLUĞU ile karar verilmiştir."