19 Mayıs 100 yaşında

19 Mayıs 100 yaşında

17 Mayıs 2019 Cuma  |   Köşe Yazıları

19 Mayıs, kurtuluş destanımızın başlangıcıdır.  

Nutuk, “1919 yılı Mayısının 19. günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş” girişiyle başlar.  

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs’ı gençliğe armağan ederek, kurtuluş destanımızın kuşaklar boyunca konuşulup, anlaşılmasını arzuladı. 

Mustafa Kemal, 16 Mayıs 1919 Cuma günü, öğleden sonra “Bandırma” adındaki eski, küçük bir vapurla, Galata rıhtımından ayrıldı. Beraberinde, gemi kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi vardı.  

Neden Samsun?

Samsun, işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat  kapıydı.  

İngilizler,  9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askeri birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi adındaki bir Teğmen’in, askerlerini alarak dağa çıkması dikkatleri buraya çekti. İngiliz Yüksek Komiserliği’nin, Türk halkının silahlandığı konusundaki “yakınmaları” üzerine, bu bölgeye güvenilir bir kumandanın gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan Mustafa Kemal’di. 

Samsun'dan ulusal kurtuluşa

Mustafa Kemal, Türk ulusunun ulusal sınırları içinde özgür ve bağımsız olmaktan başka bir şey istemediğini savundu. Bu görüş, Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde ulusal hedef haline getirildi. 

Dolayısıyla, Samsun’da başlayıp, Amasya, Erzurum ve Sivas’ta devam eden süreç, bağımsızlık arzusunun, ortak bir kurtuluş savaşına dönüşmesini sağladı. 

Amasya Genelgesi’nin amacı, dağınık haldeki kuruluşları ortak bir amaç etrafında toplamak; ulusal mücadeleyi kişisel bir hareketten çıkararak, millete mal etmekti. 

Erzurum Kongresi’nin önemi de, yeni bir devletin kurulması düşüncesi ve ulusal bağımsızlığın koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine ilk kez burada karar verilmiş olmasıdır.  

Manda sorunu, özellikle 4 Eylül 1919 tarihinde toplanan Sivas Kongresi’nde yoğun bir şekilde tartışılarak çözülmüştü.  

Sivas Kongresi’nin bazı temel kararları özetle şöyledir: Millî sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür, birbirinden ayrılamaz; her türlü işgal ve müdahaleye karşı, millet birlik olarak kendisini müdafaa ve mukavemet edecektir.  

Neden gençlik bayramı?

Bu soruya Atatürk şöyle yanıt vermektedir:  

“Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum”.  

Ulu önder Atatürk’ün şu sözleri de hepimiz için bir rehber olmalıdır: “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir.”