13 maddenin şifreleri

13 maddenin şifreleri

18 Ekim 2019 Cuma  |   Köşe Yazıları

1- İki ülke arasındaki bu mutabakat, Türkiye’nin garantör, ABD’nin işgalci olduğu 3. bir ülkenin (Suriye) topraklarını kapsıyor. 

2- Bu açıklama ABD’ye göre 5 günlük ateşkeşi, Türkiye’ye göre 5 günlük “ara verme”yi kapsıyor. 

3- Bu açıklama ile üzerinde mutabık kalınan sahanın sınırları belirsizliğini koruyor. Beyaz Saray’ın 6 Ekim 2019 tarihli açıklamasında yer alan yakın alan “immediate area” tanımı hala açık değil.  

4- Açıklamada, YPG/PYD’nin terörist örgüt olduğuna dair bir anlayış birliği yok.  

5- Açıklamada PKK terör örgütüne hiç atıf yok. 

6-Açıklama, ABD’nin Suriye topraklarında bulunması için olanak ve  gerekçe sağlayacak ancak geçerliliği tartışmalı bir metin. 

7- YPG/PYD, daha 2 gün önce masaya oturup, belli konularda uzlaşmaya vardığı meşru Suriye hükümeti ile ilişkilerini bundan böyle hangi temelde sürdürecek?  

8- YPG/PYD tekrar ABD ile ilişkilerini aynı şekilde ve düzeyde sürdürmeye devam ederse, Esad’dan önce Putin’in tepkisi çok daha sert olacak. 

9- Graham’ın yaptırım tasarısı, özellikle de Halkbank iddianamesi ve Erdoğan’ın mal varlığının araştırılmasına yönelik girişimler bundan böyle ABD tarafından her fırsatta gündeme getirilecek.  

10- Bu açıklama, Rusya’nın Fırat’ın doğusundan ihtiyatlı iyimserlikle beklediği haberleri bir süre ötelemesine yol açacak (Bu konuda "Suriye’de Yeni Dönem” başlıklı yazımı okumak için tıklayın

11- Rusya ve İran, Türkiye’nin Adana mutabakatına atıfla 5 kilometrelik güvenli bölge oluşturulmasına destek verdiklerini açıklayarak, başta ABD olmak üzere, Türkiye’nin de Fırat Kalkanı bölgesi ve Afrin’den çekilmesini bir kez daha talep edecekler. 

12- Pence ziyareti ve sağlanan uzlaşma 22 Ekim’de gerçekleşecek Erdoğan – Putin görüşmesinden önce, ABD’nin hamle üstünlüğü anlamına geliyor. Putin’in canını sıkacak bir gelişme olarak önümüze konulacak. Daha önce sadece bir işgalci olarak bölgede bulunan ABD’nin, Astana ortaklarından birisi ile uzlaşısının Birleşmiş Milletler hukuku temelinde bir anlamı olamayacağı vurgulanacak. 

13- Barış Pınarı harekatı adeta Esad adına yapılmış ve onun açısından somut sonuçlar üretmiş bir harekat olarak değerlendirilebilecek. Mümbiç ve Kobani’den ziyade, Kürtlerle Esad uzlaşmasının yolunu açan bir harekat olarak, Suriye iç savaşı kronolojisinde önemli bir yer işgal edecek.